25 Ekim 2010 Pazartesi

BüyükAda Günlüğü : Panaroma Butik Hotel

Şu an için nedense fotoğraf ekleyemiyorum ama en kısa zamanda ekleyeceğim!!!


Çok stresten midir, yoğun tempodan mıdır bilmem, haftasonları geldi mi atalım diyoruz kendimizi sakin diyarlara..

Yakın olsun dedik bu kez ve Büyükada'yı seçtik.. Ben daha önce hiç gitmediğim, film, dizi ve fotoğraflardan gördüğüm için hiçbir fikrim yoktu.. Önce kalacak yer araştırmalarına başladım.. Google'a "Büyükada otelleri" diye yazıp aratarak hemen hemen bütün otel ve pansiyonları inceledim.. Şikayet sitelerinde çok olumsuz yorum yazılanları eledim, en son Saydam Planet diye bir otelde karar kıldım.. Linke tıklarsanız görürsünüz zaten, eski tip köşk benzeri bir yapı.. Ara sıra baktığım bir forum sitesinde, bir arkadaşın da orayı tercih ettiğini görerek mesaj attım kendisine bilgi almak için ama "Ruhu var" diyerek :) bekleyemedim cevabı ve rezervasyonu yaptırdım.. Aynı günün akşamı gelen cevap beni biraz çekinser kıldı ve önerisi üzerine Saydam Planet'i iptal edip PANAROMA BUTİK HOTEL BÜYÜKADA'yı inceleyip oraya aldım rezervasyonu.. Yine de tedirgindim..

Neden bu kadar ince eledin sık dokudun? Neticede gezip gezip gelip bi gece uyuyacağın bi mekan seçmiyor musun, salla yahuu! Diyebilirsiniz.. Belki haklısınız da ama nasıl anlatsam.. Zaten günlük hayat yeterince yorucu.. Dinlenmeye de gitsek hava değişimi, yeni yerler görme isteği, yemeğe çık, yürüyüş yap vs derken yine bi yoruluyor insan.. İstiyorum ki konaklayacağım yere adımımı attığım zaman evimdeki gibi olmasa da yine de bi huzur hissedeyim.. Sıcak kahvemi, çayımı alıp balkona (ada için konuşuyorum) kurulup vapurları seyrederek hayallere dalayım.. Çok mu şey istiyorum? Böhüüüü :p

Velhasıl, gün gelip de adaya ayak bastığımız zaman hemen karşımızda gördük otelimizi.. Eşyalarımızı bırakıp mis gibi havanın keyfini çıkarmak üzere girdik içeri.. Girer girmez bir artı :
girişte boya benzeri tadilat işleri ile uğraşan personel, son derece güler yüzle bu tür bir karşılama yaşattığı için özür diledi.. Belki gergin bir bünye için bu onarım olayları hoş gelmeyebilirdi ama bence içten bir gülümseme bu olayı son derece basitleştirip önemsiz hale getirdi.. ki "Hiç önemli değil" diyerek resepsiyona yöneldik.. Artı iki : yine güleryüzlü bir personel.. İlgili ve sıcak tavırlar.. Mutlu bir şekilde odamıza çıkıp yerleştikten sonra eşofmanlarımızı üstümüze çekerek etrafı keşfe koyulduk :)

İlk iş tabiiki çiçekli bir tac almak oldu :) Hani adım başı kurulan tac tezgahlarını görmesek "hayırdır kızılay mı dağıtıyor" deriz, o derece herkesin kafasında! Taclarımızı kafamıza yerleştirdikten sonra yürümeye koyulduk.. Bir kesim bisiklet istese de diğer kesim bunu reddetti ve yorulana kadar yürüyüp sonra bir fayton çevirmeye karar verildi.. Bir müddet sonra yokuşlarda dili dışarıya çıkarak bisiklet sürenleri gördükçe kararın ne kadar doğru olduğu vurgulanarak bisikleti reddeden kesim alkışlandı :p

Ha.. Bu bir otel tanıtım yazısı idi değil mi :) Pardon! :)

Odalar küçük ama düzenli ve her şey yerli yerinde.. Artı üç : Dikiş setinden, duş bonesine, hijyenik tobadan ayakkabı cilasına kadar en ince ayrıntılar bile düşünülerek minik kutular içerisinde bırakılmış bir sepetin içerisine.. Artı dört : Banyo temiz, tuvalet steril, kısacası gerçekten hijyenik bir ortam.. Zaten odaların 12:00'de teslim edilip bir sonraki müşteriye 14:00'te verildiği düşünülürse, bu süre iyi bi temizlik için oldukça yeterli ve onlar bunu verimli şekilde kullanıyorlar belli ki..

3 çeşit oda var : Panaromik deniz manzaralı balkonlu oda, Kısmi deniz manzaralı oda ve diğeri aklımda değil ama sanırım o da manzarasız, arka taraflarda bi oda :) Amaaan oda işte diyemediğimi yukarıda söylemiştim, bu bağlamda ön taraftan balkonlu bir oda tutmuştuk.. Balkon yan odanınkiyle bitişik olduğu için o odanın dolu olduğu düşünüldüğünde çok da rahat bi ortam olmayacaktı ama sağolsun komşularımız ya yoktu ya da çok sakindiler hiç karşılaşmadık : )) Balkon keyfine gelince : akşam, karşıdaki ışıkların oynaşmaları ayrı bi güzel, gündüz kıpırtısız denizdeki vapur dalgalarını izlemek ayrı bi güzel..

Kahvaltı fiyata dahil ve sabah 08:30-10:30 arası.. Restaurant usulü, bir tabakta hazır kahvaltılıklar, peynir ve zeytin çeşitleri ile salatalık domates geliyor.. Çay ve meyve suları self servis şeklinde bir köşede hazırlanmış.. Börek, kek ve ekmek kızartma makinesi de mevcut.. Yani doyurucu bir ikram servisi var ve denize karşı muhteşem manzarada insan yedikçe yiyor :)

Onun dışında, odalar klimalı, ısıtma sogutma bu şekilde oluyor sanırım çünkü ben kaloriferi yakamadım bi türlü orasını burasını çevirsem de :) Tv, fön makinası, Sıcak su vs tabiiki var saymıyorum bile ve Artı beş : çalışan ve içi dolu bir minibarı var :)) Sevindirici! :)

Bir de form bırakmışlar müşteri memnuniyeti ile ilgili.. Çıkarken doldurup bir de blog adresimi vererek sanki The Times'da yazacakmışım gibi görüşlerimi yazacağımı not ettim :D:D:D

Sevgili işletme sahipleri ve çalışanları : Okuyorsanız teşekkürlerimi sunuyorum bir kez daha, okumuyorsanız da sunuyorum ama kınayarak :p

Unutmadan, şuradan otelde bir sanal gezintiye çıkabilirsiniz ;)


Sevgiler :*

6 yorum:

''çokoprenses'' dedi ki...

o forumdaki arkadaş ben olabilir miyim acaba:))

cicibebe dedi ki...

neden olmasınnn :) canım çok teşekkür ederim sayende çok güzel bi tatil oldu :)

Sümeyye dedi ki...

heybeliadaya çok gittim ama büyük adaya gitmek bir türlü kısmet olmadı sen anlatınca iyice heveslendim bak bir sonbahar gezisi yapsakmı acep :))

cicibebe dedi ki...

sen de bana heybeliada'yı anlat sümeyyecim ben de bi dahaki sefere orayı deneyeyim :))) ben o tarz yerleri sonbaharda daha çok seviyorum.. sakin sessiz rahatlatıcı oluyor ;) :)

''çokoprenses'' dedi ki...

sevindim güzel geçmesine.

heybeliada'da da merit halki palas derim.havuzu da var,19 mayısta güzel oluyor,yeşillik,manzara,havuz,tatil:)

büyükada otel dedi ki...

Büyük ada çok güzel bir yer herkese tavsiye ederim.