2 Kasım 2012 Cuma

Nail Stripes Tırnak Süsleme Bantları

Kendileri tırnak süsleme alanında son gözdem olmakla birlikte üşengeçliğimden dolayı çok da sık uygulayamadığım şeritlerdir.



Selotape şeklinde incecik şeritler halinde satılan bu süsleme bantlarının her rengi mevcut. Ben DBMS Kozmetik'ten aldım. Gittigidiyor sitesinde çok uygun fiyata satıyorlar. Firma sahibi Derya Hanım ise şeker ötesi, Alışverişi keyifli hale getiren bir insan!

Bantlar keserek uygulandıktan sonra üzerine bir kat da bol miktarda parlatıcı geçmek gerekiyor uzun ömürlü olmaları için. Aksi takdirde kenar kısımlarından kalkarak kısa sürede çıkıveriyor :(

18 Ekim 2012 Perşembe

Pastel Oje #85

Somon mu deniyor ne deniyor bilemedim ama cok cici bir turuncu-yavruağzı tonu. Yazdan kalma sıcakların devam ettigi bu günlerde son son süreyim dedim :)

Dedim amaaaa, rahat duramadım üzerine de matlaştırıcı sürerek tamamladım :)

Sevdim boyle sevdim :))

Ya siz?

Sevgiler..

:*

12 Ekim 2012 Cuma

Flormar Supermatte Oje #M112

Bordo ojenin moda oldugu söylentisi çığ gibi buyumusken ben de oje sepetimi biraz karıştırınca bu guzel rengi buldum. Çift kat sürerek bu görüntüyü elde ettim ve henüz tırnaklarım kurumadan da sizlerle paylaştım :))

7 Ekim 2012 Pazar

Deneme

telefondan blogger app'ini denemekteyim :) eğer başarılı olursa baya bir hasır nesir olacağız demektir :)

bir de fotograf deneyelim :)

19 Eylül 2012 Çarşamba

Günün Ojesi : Pastel #68

Son zamanlarda severek sürdüğüm mavi-yeşil tonlarından biridir kendileri :)



Her ne kadar flaştan dolayı maviye daha yakın gibi çıkmış olsa da ojenin rengi, petrol mavisi bana oldum olası yeşil gibi gelmiştir hep :) Her ne olursa olsun tırnakta son derece güzel duran, dikkat çekici bir renk olduğunu da görmüş olduk :)



Ben bu rengi çift kat sürüm ile elde ettim fakat, tek katla da sonuç fena olmuyor..




Sevgiler..

:*

23 Ağustos 2012 Perşembe

M.A.C Telefonla Sipariş ve Online Alışveriş Deneyimleri


Merhaba!

Evet, çok uzun bi ara oldu ama anlamsız bi tembellik vardı üstümde yine :) Attım çok şükür.. Bu süreçte mutlu, sıkıntılı, eğlenceli değişik zamanlar yaşadım, bir sürü anı biriktirdim. Yine boş durmadım işten ayrıldım ama gezdim, dolaştım, bol bol fotoğraf çektim, zamanla paylaşıcam inşallah hepsini :) Şimdi de yaz sezonunun son tatilini geçirmek üzere Ege kıyılarını seçtim, valiz hazırlığındayım :)

Aslında tatil dönüşü bir post düşünüyordum ama geçen akşam yaşadığım bir alışveriş deneyimi üzerine hemen paylaşma isteği doğdu içimde :)

Efenim, konumuz online alışveriş siteleri fakat beni yazmaya iten olay bir telefonla sipariş hikayesi...

Birkaç gün önce bayram dolayısıyla ailemin yanına gitmek için valizimi hazırlarken pudramı bulamadım. Aradım taradım, yok.. İşin kötü yanı günlük olarak kullandığım pudram da kırık paramparça idi ve presleme zamanı bulamadığım için sevimsiz sevimsiz duruyordu. Bir tane baya açık renk pudram vardı acil durumluk, onu da geçen gün Bayan Papatya bloğunun sahibi Çinçin'e verdim o Casper beyazı olduğu için :) Aramaya devam ederken hatırladım: ben o çok beyaz olanı daha önce kuzenime vermiştim zaten! Çinçin'e verdiğim ara sıra kullandığım kendi pudram imiş ben diğeri sanmışım! Velhasıl bir tane pudra bulamadım ya koca makyaj malzemesi dolabında! Kırık dökük pudrayı aldım gittim mecburen. Döndüğümde de internetten pudra arayışına girdim, normalde ben Mac Studio Fix kullanıyorum daha önce de anlattığım üzere ama ne yazık ki artık Sakarya'da yaşadığım için burada bulamıyorum. E cumartesi yola çıkıcam bi pudra için İstanbul'a da gidemem, dedim bu seferlik başka bişi alayım madem.. Araştırdım, daha önce de bir kez kullanmış olduğum Diorskin Forever Compact pudradan almaya karar verdim tekrar ama bu kez de tenıme uygunu burdaki tek mağazada bulamadım, nette de bi tobn koyusu vardı en son bunu alırım demiştim... derken Sevgili makyaj çantasının içinde bana ilaç gibi gelecek bir post olduğunu gördüm! Yazısında MAC kozmetiğin artık telefonla kredi kartı kullanarak sipariş aldığını yazıyordu. Gecenin 9'u olmasına rağmen yazan numarayı çevirdim ümitsiz şekilde.

Telefon önce sesli yanıt sistemi ile açıldı, sonra aktarıldı. Telefonu bir bayan açtı, beklemediğim için şaşırdım tabi, Hem bayram günü hem de akşamın geç saati olduğu için.. İnternette bir yazı okuduğumu ve bunu teyit etmek, doğruysa hemen sipariş vermek için aradığımı söyledim. Oya Hanım, bilginin doğruluğunu onayladı. "peki nasıl güvenip de kredi kartı numaramı vericem?" diye tereddütümü bildirdiğimde ise gayet rahatlatıcı bir açıklama ile direkt olarak mağaza ile görüştüğümü söyledi. Kendimiz de ofisimizde mail order yöntemi ile ödeme aldığımız için biraz korka korka da olsa verdim bilgilerimi ve siparişimi onaylattım. Ertesi gün kargo takip numaramı alabileceğim söylendiği için aradım ve numarayı aldım. Fakat o da ne? MNG kargo takip sorgusunda böyle bir numara bulunamadı. Korktum. Tekrar aradım Oya Hanım'ı ve durumu bildirdim. Bir harfi yanlış yazdığım anlaşıldı ve telefonu kapattım, yeni numarayı sorguladım fakat bu da bulunamadı. Dedim geçmiş olsuuuuun, hadi şimdi iptal ettir kartını :) Ama bi daha da aramadım bakalım yarın ola hayrola diye.. Bugün sabah korka korka MNG kargoyu aradım ve gönderim olup olmadığını sordum. "Var" dedikleri zaman yaşadığım mutluluğu anlatmasam da anlarsınız sanırım :) Evime çok yakın olduğu için dağıtımı bekleyemedim ve hemen gittim aldım. Yine bir heyecanla paketi açtım, kırık falan çıkar mı acaba diye ama pudram sapasağlam karşımdaydı :) Pakette mesafeli satış sözleşmesi, Elca Kozmetik'e ait faturam ve kredi kartı slip kağıdım da bulunuyordu.

İnternette, Mac telefonla sipariş hakkında birkaç tanıtım yazısı bulunuyordu fakat hiç alışveriş deneyimi paylaşılmamıştı. O yüzden bu yazıyı yazma gereği duydum. Bu hizmetten o kadar memnun kaldım ki eve gelir gelmez teşekkür etmek için tekrar numarayı çevirdim ve bu kez başka bir make up artist ile bol kahkahalı bir teşekkür muhabbeti geçirdik :) Bu arada belirtmeden edemicem ki KARGO ÜCRETİ ALINMIYOR! Aslında kredi kartına taksitli satış da yapılıyormuş fakat pos cihazındaki bir arıza nedeni ile ben faydalanamadım bu seferlik.

Teşekkürler M.A.C :)

Biraz da kısaca diğer özel alışveriş klüplerinden bahsetmek istiyorum.

Özel alışveriş klüpleri arasında en beğendiğim site Morhipo! Hızlı gönderi seçenekleri sevindirici. Müşteri danışmanları ilgili. İade işlemleri kolay ve hızlı. Hatta ben bi keresinde iade edeceğim elbisenin içine faturasını koymayı unutmuşum, birgün bir bayan aradı beni "Morhipo'dan bir iadeniz oldu mu?" diye.. Meğer ürün faturasız geldiği için, o kampanyada o üründen alan herkesi tek tek aramış. Üstüne de yatabilirlerdi neticede büyük bir meblağ değildi ve tamamen müşteri kaynaklı bir durumdu. Bütün kampanyaları tek kargo paketinde birleştirmeleri ise mükemmel. Öyle günler oluyor ki her kampanyadan bir ürün beğenip almaya karar veren kişi ayrı ayrı kargo ödeyerek resmen salak gibi hissettiriliyor diğer sitelerde. Bu yüzden Morhipo benim için müşteri memnuniyetine gerçekten önem veren bir alışveriş sitesi!

Trendyol kampanyalarını beğendiğim bir site. İade işlemleri de sorunsuz. İphone uygulamalarını pek sevdiğim söylenemez ancak yapılan bir hatada verdikleri hediye çeki ile kalbimi kazanmışlardır :) Kargo süreci çok uzun :(

Vip Dukkan'ı pazar yerine benzetiyorum ben :) ürün kapanın elinde kalıyor ve müşteriye geri dönüş diye bir hizmetleri yok sağolsun. İade ürün alındı mı? Karta geri iade yapıldı mı? Benim gibi ekstreyi takip etmeyen birisi çok güzel uyutulabilir yani eğer ortada yanlış bir durum varsa. Bu konuda kendilerini geliştirirlerse daha memnun kalınır bence. Sık sık yapılan kargo bedava kampanyaları ise sempati kazanmayı sağlıyor.

1v1y kaliteli, hoş bir site. "yeni sezon" başlığında toplanan tüm ürünler 3 gün içerisinde elinize ulaşıyor. Fiyatlar da diğer sitelere oranla daha uygun. Ben beğeniyorum ve tavsiye ediyorum.

Markafoni ve Limango ise çok fazla bakmadığım siteler arasında. Eskiden Markafoni'den çok alışveriş yapardım ve de hiçbir yanlışlarını görmedim Allah için. Ama özel alışveriş klüpleri çoğaldıkça rekabet arttı ve aynı ürün diğer sitelerde çok daha uygunken Markafoni'de daha pahalı satılması beni soğuttu siteden. Ama güvenilir bir site, parfüm ve kozmetik ürünleri orjinal.

Belki upuzun bir post oldu ama ben yararlı olduğuna inanıyorum :)

Mutlu alışverişler :)))

Sevgiler
:*

8 Mayıs 2012 Salı

İndirimlr.com!!!



Bütün fırsatlar, tüm markalar ve online alışveriş mağazaları tek bir tıkla burada :)

Son zamanlarda trend haline gelen Grup Satın Alma Sitelerinin ve Özel Alışveriş Kulüplerinin Günlük Kampanyaları bir tıkla parmaklarınızın ucunda! Sadece günlük fırsatlar değil, her online mağazanın, indirim ve kampanyalarından haberdar olmanızı sağlayacak tek site...

Özel Alışveriş Sitelerinin ve Fırsat Sitelerinin tüm kampanyalarını bir arada bulabilir; avantajlı alışverişin tadını çıkarabilirsiniz! Artık fırsat sitelerini ve online alışveriş mağazalarını tek tek dolaşmanıza gerek yok, tüm site tanıtımları ve hesaplı alışverişin adresi : indirimlr.com 'da!

24 Nisan 2012 Salı

Günün Ojesi : Pastel #61

Çoooook şeker bir şeker pembe kendileri..



Ben bu ojeyi bitanecik dostum Fıstıkım'ın düğünü için almıştım.. Elbisemin astarı ile tam tamına aynı renk idi :) Ama sonradan da çok severek kullandım ve bi şişeyi kurutup ikincisini aldığım nadir ojelerden oldu :)



Kalıcılığı iyi diyebilirim.. Bu kalıcılık olayını da kendime göre şöyle belirliyorum : benim tırnaklarımda oje, sabahtan akşama kadar uçlardan aşınır soyulur hemencik :( Eğer ilk günde bu olmuyorsa benim için kalıcılığı iyidir :)

Sevgiler :)

:*

20 Nisan 2012 Cuma

Almalı mı?

Bikaçyüz gündür bakıp bakıp çıkıyorum siteye..

Bu model bana hep, yazlık yerde, akşamüstü, saçlar hafif nemli, şort-tişört ikilisi ile incik boncuk tezgahlarını gezmeyi hatırlattı hep niyeyse..

Ama günlük hayatta topuklu (dolgu da olsa) pek tercih etmediğim için emin olamadım.. Haa, iğne topuk bile olsa yüksek topukla yürüme sorunum yoktur :) Ama bilemedim işte..

Fiyatı da son derece uygun..

Tereddütteyim..




Sizce almalı mı?..

Gezi Günlüğü Vol 5 : Portekiz

Baltık Yazı Dizisi ile başlayan gezi yazılarıma istemdışı (tembellikle alakalı :p ) uzun bir ara vermiştim ki bugün "hadi canlan da Portekizi de aradan çıkar cicibebe" dedim kendime :)

Öncelikle yine genel bilgi verelim biraz :) Genel Bilgi derken, aslında benim de çok bi bilgim yok bu kez.. Zira bikaç günlük, bi seminer için gidip, çok da gezemeden dönmüştüm..

Benim, Avrupa'nın en renkli başkentlerinden biri olan Lizbon, Porto ve Guarda'yı görme şansım oldu..

Portekiz, Akdeniz'e kıyısı olmayan bir Akdeniz ülkesi :) Akdeniz'e olmasa da Atlas Okyanusuna olan kıyısından dolayı özellikle kıyı kesiminde sürekli bir serin ruzgar hakim.. Biz haziranda gitmiş olmamıza rağmen trençkotlarla bile üşüdük diyebilirim..

İnsanları sıcak kanlı, canayakın ve rahat.. Ülke, AB desteği almış fakat diğer Avrupa Ülkelerine oranla gelişmemiş sayılır.. Binalar yine çoğunlukla Art Nouveau kokuyor.. Bu da şehri büyüleyici kılmaya yetiyor..

Ülke, şarap üretiminde ileir seviyede olduğu gibi dünya üzerindeki şarap mantarı üretiminin %50'den fazlası da Portekiz'de yapılmakta.. Hal böyle olunca, akşam yemeğinizi nefis bir kadeh şarap ve Portekizin ünlü, hüzünlü müziği fado eşliğinde yapmanızı tavsiye ediyorum! Bunun için kıyı şeridindeki kafelerden birini tercih edebilirsiniz.. Fiyatlar normal sayılır.. Amaaaa bu fiyat konusunda otoyolları çok pahalı!! Bikaç ayrı otoyolları var fakat en basitinden Lizbon-Porto arası yaklaşık 300 km ve ödenen ücret 25€ civarı!!! Gözünü sevdimin Türkiye'si dedim içimden ilk kez :p Ulaşım konusu açılmışken, şehir içlerinde ulaşım genelde raylı sistemlerle sağlanıyor, taksiye gerek kalmıyor.. Zaten her köşesi o kadar güzel ki yürümek varken taksiye de pek gerek duyulmuyor..

Yine mi çok konuştum? :)

Peki efenim o zaman sizi fotoğraflarla başbaşa bırakıyorum..

Lizbon :

Şehrin Kapısı ve Zafer Anıtı

Belem Kalesi

Belem Kalesi tepeden sizce de Alis Harikalar Diyarındaki şatoyu anımsatmıyor mu? :)

İstanbul ile aradaki benzerlik :))

Atlas okyanusu..

Tiyatro Binası..

Club De Fado..

Modern Lizbon :)


Porto :

Atlantik Okyanusu.. Bir rivayete göre okyanus dalgalarının yüksekliği 12 metreyi falan bulurmuş! :o

Sanki İstanbul'da ara sokaklardan biri :)

Cafelerde masanıza gelen başlangıç yiyeceklerine dikkat edin, bazen ummadığınız parçaların abartı fiyatları çıkabiliyor!

Şarap bolluğundan ne yapacaklarını şaşırmışlar :p Şaka bi yana bana çok orjinal geldi bu fikir..


Çok amaçlı köprüler.. Üstten araçlar geçiyo alttan yayalar :)

Şişe yetmez diyenler için :p


Ortaçağ'da kabarık elbisenizle gelip, tozlu raflardan bir kitap seçip koltuğunuzla kuruluyorsunuz!.. Ehh, tamam.. Biraz modernleşmiş hali olabilir :p


Bu yolları sevdim ben :)


Şarapları ile ünlü Gaia'dan bir kesit..


Guarda :

Ne Kasvetli, sıkıcı ama bir o kadar da güzel bi hava :)

Safranbolu evi değil mi bunlar :p

Se Katedral da Guarda..

Yöresel hünerlerini sergileyen hatunlar..

Üniversite..

İNTE 2011 Programı :)

Evveeeeet bir gezimizin daha sonuna geldik..

Bakalım sonraki durağımız neresi olacak :)

Takipte kalın..

Sevgiler..

:*

18 Nisan 2012 Çarşamba

Mim Arası

Tatlılar Tatlısı makyajsever justuntitled'cim beni mimlemişti geçenlerde ama vakitsizlikten post yazamadığım gibi bunu da cevaplayamadım :/

Şimdi azcık bi ara bulunca hemen cevaplayıp kaçayım dedim :)

Gelelim sorularaaaa :)

1. Yemek olsan ne yemeği olurdun?

Bol malzemeli renkli bir salata olurdum kesin..Ama kocaman bir kase! :)

2. Müzik aleti olsan hangisi olurdun?

Çello! Zor, görkemli ve etkileyici!

3. Araba olsan hangisi olurdun?

BMW 116.. rahat ama şık ;)

4. Aylardan hangisi olurdun?

Mayıs.. Ne insanları sıcağımla bunaltırım, ne rüzgarımla üşütürüm.. Herkes cıvıl cıvıl gezer :)

5. Ayakkabı olsan hangisi olurdun?

Siyah rugan kurtarıcı bir pump!

6. Kıyafet olsan hangisi olurdun?

Beyaz basic bir tişört! takılarla renklenir, hareketlenir, her ortama uyum sağlardım :)

7. Renk olsan hangisi olurdun?

Pembeeeeeeeeee! Her tonu olabilir :)

8. Hayvan olsan hangisi olmak isterdin?

Yaban atı.. Yeleleri upuzun ama!

9. Şu an okuduğun kitabın 137. sayfasında neler var?

Şu an okuduğum kitap evde ama iş yerinde önümde açık kitchenware var, olur mu :p


Aaaa bu kadarcık mıydı ayolll :p

Ben de bişi sandım :))

Ben bu mimi yapmayan herkese gönderiyorum çünkü uzun zamandır ortalıkta dolanıyo, kim yaptı kim yapmadı bilemiyorum :/

Sevgiler..

:*

12 Nisan 2012 Perşembe

Fala İnanma Falsız da Kalma!


Arkadaşlar bilemiyorum fala inananınız var mı ama ben dün akşam pis cadı! :) bi arkadaşımın vesilesi ile baktırdıgım falın çok etkisinde kaldım.. Hatta ruh gibi dolanıyorum akşamdan beri diyebilirim :)

Aranızda var mı böyle hayatı ile ilgili önemli konularda bişiler çıkan, inananan ve ona göre hareket eden falan ? :)

11 Nisan 2012 Çarşamba

Parmakları Süsleyelim!

Yüzükleri eskiden beri sever, ama iş kullanmaya gelince sadece ara sıra yüzük kutumu açıp bakmakla yetinirdim.. Son zamanlarda ikili yüzüklerin de çıkmasıyla sanki biraz daha arttı kullanımım :)

Ama yine de hala sevmediğim bazı durumlar var.. Mesela bir bileğimde saat bir bileğimde de bileklik varsa imkanı yok yüzük takamıyorum, sevemiyorum.. O el benim değilmiş de robotik bişi takılmış oraya gibi hissediyorum.

Ama sadece kolye ya da küpe taktıysam parmaklarıma da takıştırmayı seviyorum..

Bunlar da son zamanlarda edinmiş olduğum yüzüklerim..

Atlas Pasajı

A101

Avcılar

Bakırköy Sahil Yolu

Atlas Pasajı


Sevgiler..

:*

10 Nisan 2012 Salı

Bahar Geldi, Yaz Yaklaştı, Yeni Papilere Yer Açııııın! :)

Havaların ısınmasıyla birlikte insanın cıvıl cıvıl babetlere, insanın içini açan topuklulara yönelmesidoğru orantılı! En azından bu bende bu şekilde oluyor :)



Çizmelerin ağırlığından, botların sıkıcılığından kurtulduğumuza için için seviniyorum!



Bunlar da benim bir süre önce alıp kapalı mekanda 1-2 kez kullandığım, şimdi ise güneşle birlikte fink fink gezmeyi planladığım papilerim :)







Pembe hafif topuklu ayakkabılar günlük hayatta kurtarıcı oldular! Çünkü benim topuklu ayakkabılarım topukları pek insani değildir ne yazık ki günlük kullanıma, hele ki benim gibi fabrika içinde tüm gün koşturan birisine hiç uygun değiller.. O yüzden bu ayakkabıları ayrı bir sevdim, diğer renklerini de edinmeyi düşünüyorum..







Kot topuklulara daha önce internette görüp vurulmuş fakat kampanyayı kaçırmıştım. Daha sonra İzmit'te yerel bir mağazada karşıma çıkınca saldırdım resmen! İyi ki de saldırmışım, kot+tişört ikililerinin vazgeçilmez bütünleyicisi oldular.. Şimdi niyetimde dolgu topuk olanlarını edinmek var iş yeri için..







Bu güzel topuklu sandaletleri de sırf rengine ve tahta topuklarına vurularak aldım ama hiç kullanışlı değiller ne yazık ki :/ Bantlarının olduğu kısım kumaş ve sanırım yeterince sıkı değiller ki bastıkça genleşiyorlar.. Ayağı sıkı sıkı kavramadıkları için de yürürken sıkıntı yaratıyorlar.. Olsun, yine de severim ki ben bunları :)



Bu arada fotoğraf mağazada denerken, arkadaşlara gönderip anında fikir alma amaçlı çekilmiş olduğu için ayagımda çorap var, yoksa açık ayakkabıyı çorapla giymiyorum :D







Bunları -şaka gibi ama- Migros'un Outlet kısmından 9 TL'ye aldım :)) Cepleri aynı kahve sim detaylı bir pantolonum var, harika uyumlu oldular! O yüzden açıkçası kalitesine hiç bakmadım, tuttuğum gibi attım sepete! Şimdiye kadar 2 haftada 4 kez giydim ve bir sorun yaşamadım. Lovelyshoes'tan aldığım her ayakkabı istisnasız 2. de açılma yaptıkları için bu gayet iyi bişi bence :p



Bir de yine Migros'tan "3 TL'ye" yazın iş yerinde rahat rahat giymek için spor bir babet aldım ama onu fotolamayı unutmuşum :/



Ve son olarak,







Bu ayakkabıları, geçen yaz Sakarya'da bir yerel ayakkabıcıda görüp beğenip almamıştım.. Sonra kışın aynı yerde, tek ve tam da benim ayagımın numarası olarak yarı fiyatına gördüm.. Ama alışveriş orucundaydım ve kendimi tuttum, almadım.. O zaman için bu fikir bana mantıklı ve kendimi tebrik edilesi gelmişti ama şimdi içim kan ağlıyor! :( Çok rahattılar ve de taşlı!!! :( Bilen gören var mı? :)



Bunlar aslında bir kısmı fakat olur da annem abim falan okuyorsa kalp krizi geçirmesinler diye hepsini bir anda yayınlamıyorum :p Artık zamanla..



Siz de beğendiniz mi papilerimi? :)



Sevgiler..



:*