28 Şubat 2010 Pazar

Café Au Lait / Avon


Bu ruj aslında tamamen tesadüf eseri alınmıştır.. Bilen bilir ki şubat ayı kataloğunda indirimli idi ve de bildiğiniz sarı görünüyordu resimde.. Aldım.. Dedim renkli glosslarımın altına sürerim, gold ışıltılar verir..anam paket bi geldi ki ne göreyimm?! ruj bildiğin açık kahve! direk bronz! üzüldüm tabi kullanamıcam diye.. Çünkü hep derim, hani benim dudaklarım yok ya, bronz rujla tamamen kayboluyolar :S

Neyse.. Bugün dışarı çıkarken süreyim bakayım dedim.. O da ne?! Renk cuk oturdu dudaklarıma!! Meğer benim bronz tonum buymuş!!

Seviyorum seni Cafe Au Lait :*

(: Sevdiklerim ve Sıfat Karmaşası :)



Bigboss : abiş

Betty Boop : yengoş

Fıstık : 15 senelik kardeşim (bayan) :)

Pigme : 9 senelik dostum (bayan) :)

Kankam : 18 senelik kardeşim,dostum,kan kardeşim (minikken parmaklarımızı kanatıp,kanları karıştırıp emmiştik eheueheu öyle bi moda vardı o zamanlar :D )

Mee : benim bitanecik kuzen aplam.. mee diye çağırırız birbirimizi :D:D:D

Miss Panik : evet evet bu lakap ona cuk oturdu :D:D:D (mihihi) o kendini biliyor :D:D:D

Bedo : Fıstık'ın sevgilisi ( o da askerden gelcek yakınlarda,bol bol bahsi geçer artık :) )

Yaso/Yasom/Busem : Geç tanısam da çok sevdiğim sınıf arkadaşım

başka yok galiba,gelmiyo şimdilik aklıma :p geldikçe yazarım ben :)

muah..

uuuç kelebeeeekkkk :)


yine bir hediye kampanyası..

çok şıkk, çok ciciii.. Bak blog biliyosun bu aralar moralim bozuk, bana çıksın da sevineyim e mi?!? odamda aynam da yok zaten :( ehe ehe ehe :p

buyrun buradan bakabilirsiniz bu sevimli ayna çekilişinin ayrıntılarına..

Bol şansss :)

27 Şubat 2010 Cumartesi

Stila Bronzer

Bronzerlarla kısmen tanışsam da henüz bir temasımız olmadı.. Arada allık olarak kullanıyorum hepsi bu.. Beceremiyor muyuuuum, yoksa bronz makyaj için fazla mı beyazım (ki sanmıyorum) bilemiyorum ama bronzerlarım aldığım gibi duruyor kutularında..

İşte bu da onlardan biri.. Stila illuminating Finishing Powder.. Bronze adlı rengi.. Ton olarak çok güzel ama sürüyorum yüzüme böyle parıl parıl parlıyormuşum gibime geliyor, hemen çıkarıyorum :/

Yazın yanık tenimde :p daha hoş duracağını ümit ederek sizinle paylaştıktan sonra,çekmecemin derinliklerine kaldırayım en iyisi :/

Çok Amaçlı,Çok Kullanışlı Makyaj Kalemleri

Avon'un bu ürününü görünce "heh" dedim "tam tembel işi, benlik"
Bir tarafı ruj-allık olarak kullanılabiliyo, diğer tarafı da göz kalemi.. Ruj&allık kısmı, yumuşacık ve bildiğiniz krem allık&soft ruj yapısında..sürümü ve renk vermesi çok güzel.. Göz kalemi kısmı da Emily kalemler kadar yumuşak değil ama sert de değil.. Renk vermesi ise güzel..

Biri bana, diğeri Fıstık'a (ki bu arada bi ara size şu sıfat açıklamalarını yapmalıyım ki karmaşa kalksın ortadan:) olmak üzere 2 adet kaptık hemen..Ben şahsen ikisine de bayıldım.. Bir sonraki indirim zamanında diğer renklerinden de edinicem..

Swatchlarını koyayım da siz de bayılın :)) (bu arada fıstık da ilk kez burdan görecek kalemini hehehe)


Benimki Twice the Spice rengi,yani şeftali tonlu ruj/allık ve bronz göz kalemi olan..


Fıstık'ınki ise Sugar Plum rengi.. Pembeli.. Göz kısmı burda belirsiz çıkmış ama uçuk, tatlı bir pembe normalde..

Keyifli günlerde kullan sen de fıstığım şimdiden :)


Sevgiler..

24 Şubat 2010 Çarşamba

Nasıl Bakımsız Kadın Olunur?..


Sokakta dolaşırken yanıma pasaklı, pejmürde görünüşlü,Mutemelen evsiz bir bayan yaklaştı ve akşam yemeği için bir kaç dolar vermemi istedi..Cüzdanımdan 10 dolar çıkardım ve sordum:

-"Eğer bu parayı sana verirsem, bununla akşam yemeği yerine şarap almaz mısın?
-"Hayır, yıllar önce içkiyi bıraktım" diye cevap verdi evsiz bayan.
-"Bu parayla yiyecek almak yerine alış verişe gitmez misin?" diye sordum.

-"Hayır, alış veriş için boş zamanım yok" diye cevap verdi evsiz bayan.
-"Bütün zamanımı hayatta kalmak için harcamalıyım."

-"Bu parayı yiyecek almak yerine güzellik salonunda da mı harcamazsın"diye sordum.
-"Deli misin" dedi bayan; "20 yıldır saçlarımı yaptırmıyorum."
-"Pekala" dedim. "Sana bu parayı vermeyeceğim. Onun yerine seni, kocam ve
benimle beraber akşam yemeğine restorana götüreceğim."

Evsiz bayan çok şaşırdı:

-"Bunu yaptığın için kocan sana kızmayacak mı? Çok
kirliyim ve muhtemelen iğrenç kokuyorum."

Dedim ki:

-"Sorun değil. Önemli olan kocamın alışverişten, kuaförden ve şaraptan vazgeçen kadınların neye benzeyeceğini görmesi..."

:))))))))))))))))

Sevgiler..

not: yazı zeynep's butterfly isimli cici blogdan alınmıştır..

King'den Takipçilerine Özel Hediye!!!



King Elektrikli Ev Aletleri 2010 yılında da bayanları mutlu etmeye devam ediyor, King Dünyası’na üye olanlar kazanıyor...

Blog üyelerine çekilişsiz, kurasız sürpriz hediyeler veriyor. Bayanların yanısıra bayların da katılabileceği bu yarışma bugüne kadar yapılan yarışmalara hiç benzemiyor. Kingdünyası.blogspot.com adresine yeni üye olacak ilk on kişiye çekilişsiz ve kurasız Thunderbird Otomatik Döner Fırçalı Saç Kurutma Makinesi hediye...

1600-1800W’luk ısınma gücü, iki yöne otomatik dönen şekillendirici fırçası, serin hava ayarı, 3 ısı ve 2 hız ayarı bulunan Thunderbird’a ücretsiz sahip olmak için King blog’unu ziyaret etmeyi unutmayın.

King Dünyası’na adım atar atmaz şans kapısını aralayacak olan üyeler arasına sizler de katılın.

Hemen üye olun, hediyenizi kaçırmayın!

Kazananlar Kingdunyası adresinde açıklanacaktır...

Çok kısaca yapılması gerekenler:
- http://kingdunyasi.blogspot.com adresinde yer alan blogumuza üye olmak.
- blog sayfanızda yarışmayı duyurmak
- www.king.com.tr ' de yer alan King Ladies club'a üye olmak
- Üye olduktan sonra Ad, Soyad, Adres, Yaş, Meslek, Medeni Durum ve Gsm bilgilerinizi kingdunyasi@gmail.com adresine tam olarak doldurup yollamak..

Ürünü kazanmadan ne adresimi telefonumu vereyim diye bir soru gelebilir aklınıza.. Ne yalan söyliyim benim geldi..

Neyse..

Bol Şans.. :)

23 Şubat 2010 Salı

Immm! Yerim Seniiiii!!!

Ve işte karşınızdaaaaa cicibebe'nin son zamanlardaki sofralarının baştacıııııı :

Uno Çok Tahıllı Sofra Ekmeeeekkkk!!!


Allah'ımmm! Yok böyle bir lezzet yaa!! Bu zamana kadar nerdeymiş? Neden bize hiç uğramamış bilemedim!! Ama geç olsun güç olmasın..

Yanına her şeyler yakışıyor valla.. İçinde minik çekirdekçikler falan var,üstünde de çeşitli tahıllar var.. Rengine aldanıp öyle tuzsuz tatsız normal kepek ekmekleri gibi sanmayın.. Kek diye alıp ele yenilesi bi şey benden söylemesi..

1 dilimi 72 kalori imiş..Diyetisyenlerin de tavsiye ettiği ekmek tipi imiş.. Halkımız fiyatını normallere göre pahalı bulsa da,zaten onu alan insan (sağlıklı beslenmenin bilincinde oldugundan) (hayır hayır ben bilinçten değil sadece zevkten yiyorum) (yemeklerden önce 2 dilim dermişim ahahaha) bir tava yumurtaya ekmekle dalacak olan insan değildir diye mantık yürüterek ve 1 paketin 1 kişiye 3 gün rahat yeteceğini (bol bol yesin yavrucak) düşünürsek bence gayet de makul bir fiyatı var..

Ve gariptir ciddi bir bağımlılık yaratıyor! Hatta ve hatta istemdışı mutfağa gidip poşetini açarken falan bulabiliyorsunuz kendinizi.. Öyle etkileyici bir tat!

Neyseee.. Biz geç de olsa tanıştık, kaynaştık.. Ve sanırım kopamayacağız artık.. Darısı sizin sofralarınızın başına :)

Sevgiler :)

not: fotoğraf kendi sandviçime aittir!!

Flormar Pembiş Allık

Kullananların tavsiyelerine dayanarak aldığım ilk allığım Flormar 45 numaralı allık idi aslında.. Koyu bir pembeli bronzlu terracota idi.. Fakat iki kez almama rağmen ikisi de kaybolunca var bu işte bir iş diyerek bu,çok sevilen bebek pembesi allığı aldım.. Pembe bana yakışmaz derdim hep.. Bu allık bana yanıldığımı gösterdi.. Öyle soft ki yakışmayacağı hiçbir açık tenli düşünemiyorum ben..

Marka : Flormar
No : 41
Renk verme : 8/10
Kalıcılık : 6/10 (renkli nemlendirici üzerinde denenmiştir)





Sevgiler :)

Ojelerimmm [swatches]

Renkli kozmetik ürünleri arasında en erken tanıştığım ürün ojedir sanırım.. Küçükken renklerine,şu yaşımda da işlevine bayılarak kullanıyorum.. Ve hatta abartmadan söylüyorum ki ojesiz düşünemiyorum kendimi.. Tırnaklarımı/parmaklarımı hastalıklı gibi hissediyorum :(

Bu yazımda sizlere fikir olabilir diye mevcut ojelerim arasından farklı tonları paylaşmak istedim..Bunlar yarısının da yarısı aslında (öyle ki erkek arkadaşım geçen gün oje rafımın fotografını görünce oje almayı ikinci bi emre kadar yasakladığını ve hasta olduğumu düşündüğünü belirtti) ama en sevdiklerimi fotoğrafladım..

Hadi bakalımmm...

kırmızı-pembe tonları :











açık renkler :



cesur ve güzeller :



veeee kurtarıcılarımmm :



bu 3 oje ciddi anlamda kurtarıcım resmen!! hem çabuk kuruyorlar hem de hemen hemen her kıyafetle uyum sağlıyorlar..3ünü de tavsiye ederim :)

Hatta hepsini ederim :))

not: fotograflarda ojelerin markaları görünüyor diye yazmadım.. Birkaç Flormar'ınki görünmüyor ama onları da artık şişelerinden tanımayan yoktur sanırım :)


Sevgiler..

22 Şubat 2010 Pazartesi

Fotoğraf Makinam Geldiiiiiiiiii!!!

Evetttt! Dört gözle beklediğim fotograf makineme kavuşmuş bulunmaktayım!! Henüz deneme çekimleri yapmadım ama yapıldı diye geldiğine göre yapılmıştır diii mi? :)

Tutmayın artık beniiiiiiiiiiiiiiiiiiiii :))

Ayh!.. Fazla mı abarttım ne :p

Sevgiler...

20 Şubat 2010 Cumartesi

M.A.C Lustreglass




Mac glosslar arasında renk açısından en beğendiğim lustreglasslar.. Hafif bir renk verip,normal parlaklıkla günlük kullanım için oldukça ideal bence.. Dazzle gibi yaldır yaldır değil ama sedefli bir ışıltısı var..

Ben deneme amaçlı 2 rengini almıştım ve gerçekten çok beğendim,yarıladım bile :) wonderstruck ve flashmode..

Dudaklarım olmadığı için swatchları kolumda gösterdim : ))

Beğendim,tavsiye ediyorum ve diğer renklerinden de edinmek istiyorum..

Sevgiler..

19 Şubat 2010 Cuma

ilk MİM :) Çocukluğuma Yolculukk :)

Sevgili ÇATI KATI tarafından ilk mimimi almış bulunmaktayım efendim..Heyecanlıyım,kotkuyorum zira sorular oldukça zor ve bu benim ilk mimlenişim :))

Lafı uzatmadan sorulara geçeyim en iyisi..

- Çocukluğunuzda anne ve babanızla (ya da aile büyükleriyle) yapmış olduğunuz ve sizi siz yapan şeylere katkısı olan bir olay, bir aktivite, bir eylem… Ve hangi yönünüze katkıda bulunduğu..

hmm..Sevgili babacım sağolsun ilkokuldan beri kendi işimi kendim görmemi söyler,ödevlerime dahi yardım etmez,beni ansiklopedilere yönlendirirdi :) Yaşım ilerledi,fatura yatırmaya falan gönderdi..Alışverişlerimi kendim yapmama (ve abuk subuk şeyler almama) göz yumdu :D Ben biraz geç gelen bir çocuğum..Allah gecinden versin,yalnız kaldığımda hayata hazır olmam için,hep o yönde davrandı..Üzülürdüm aslında başkalarının anne-babası çocuklarının ödevini kendi yapıyo benimki neden yardım bile etmiyo diye ama sonradan anladım ki,bir çocuğun kendi başına bir birey olabilmesi için o şekilde müdahale değil,doğruya yönlendirme gerekliymiş ve sevgili babacım bunu uygulamış..şimdi görüyorum faydasını tabiiki.. Teşekkürler Canım Babam :)



- Çocukken oynamayı en çok sevdiğiniz oyun ve oyun aparatı?

Barbielerle evcilik dicem de,oynamazdım aslında ben bebeklerle..Ortaya hepsini dizer,oturur kıyafet dikerdim :D

- Sokakta oynar mıydınız?

Evetttt! Hem de bayılarak! Ama ne yalan söyleyeyim çok da mızıkçı bir çocuktum :) İşime gelmeyince mızırdanır,itiraz eder çıkardım oyundan :D En zevkli kısmı yaz akşamlarında karanlıkta direğin altında ip atlamaktı tabii ama sağolsun annecim hiç çıkarmazdı akşamları..Ööööyle garip garip sokağı izlerdim camdan :(

- Çocukluğunuz ve ilk gençliğinizle ilgili keşke farklı olsaydı dediğiniz bir durum/olay…

Şu aralar ciddi ciddi salak olmayı istiyorum :) Yani "keşke çocukluğumdan beri kapasitesi az olan,ailesinin eğitim ve kariyer açısından bi beklentisi olmayan vasat bir öğrenci olsaydım.." cümlesini her gün kuruyorum son 1-2 aydır.. :/

neyse..deşmeyelim :)

- Çocukluk ve ilk gençlikle ilgili iyi ki böyle olmuş dediğiniz bir olay…

şimdi bunu çocukluk olarak algılarsam; vereceğim cevap üstteki cevabımla çelişecek :D ilk gençlik olarak algılarsam da ünv ilk yılları ilk gençlik için biraz geç gibi gelecek..ne yapsam bilemedim :)

ama ilk gençlik yıllarımın bana kazandırdığı en güzel şey sanırım Abim.. Canım benim canım benimmmm :)

- Varsa çocukluk dönemine dair bugünü etkileyen bir olay, anı..

umm.. Sene 1999 veya 2000.. Yaş 12-13.. Bi akşam amcamlarda otururken,cep telefonum çaldı.. Babam.. Açtım "hemmen eve gel" diye buyurgan ve sert bir ses tonu.. Eve gidene kadar içim içimi yedi "n'oldu ki acaba" diye.. Günlüğüm sayesinde yakalanmışım :) Bi üstteki sorunun cevabında bahsetmediğim konuların geçtiği bir tartışmayı yaşadık.. Çok etkilendim tabi söylememe gerek var mı bilmem :)
Şimdi bazen eve geç kaldığımda,arayıp "nerdesin geç oldu bıkbıkbık hemen eve gel" dediği anda tüylerim diken diken olur ve eve gelene kadar, artık gizli kapaklı işler(!) yapmasam da içim içimi yer :)



ayhh! başlarken "ben bunlara kesinlikle içten cevap veremem" diye hayıflanırken bakar mısınız nasıl da yazmışım : )) Yazmak işte böyle bir şey yaa uçsuz bucaksızzz :)

ve ben de şimdi bu mim'i sevgili cadı shewolf'aaa ve paranoya abidesi moda,makyaj,güzellik bloguna handeciğime gönderiyorum..Hayırlı olsun :))

not1: Evet evet o cici bebek benimmmm :)
not2: Hayır hayır kesinlikle kendini beğenmiş değilimmm :)

Ağzı Bal Yapanın Poposunda İğnesi Vardır!!!


Hava mükemmel.. Sabah yüzümde bir gülümseme ile uyandım.. Fakat üzerimde bir tembellik var ki sormayın.. Dedim bi kere de güzel havada gezmek yerine şu zavallı haldeki odama bi çeki düzen vereyim.. Ama serde tembellik var ya, geciktirip duruyorum..

Bu geciktirme safhalarında nerden aklıma geldiyse, bu söz geliverdi aklıma:
ağzı bal yapanın, poposunda iğnesi vardır!.. Kim söylemişse ne kadar doğru söylemiş!..

Vaktiyle bi arkadaşım vardı.. Öyle çok uzun bir vakit de değil hee.. Sene gecen sene yani.. Uyuzlar kategorisinde önde bayrak taşımasına rağmen severdim kendisini.. Bir de tatlı dilliydi ki sormayın.. Sinirlendirdiği zamanlar hariç, şımartırdı insanı yani öyle.. Kızdığı zaman bilirdim akşam azcık içince seviom len seni diyecek, kafamı boğarcasına sıkacak.. Bal damlayacak yine ağzından..

Gel zaman git zaman, arkasını döndükçe gördüm iğnesini.. Sadece arkasını dönse iyi, geri geri geldi geldi geldi, uyardım uzaklaşmadı, batırdı iğneyi en nihayet!! Canım acımaz mı? Acıdı elbet.. Ama içim de rahatladı, sarıca arı değildi en nihayetinde.. Soktu ve öldü!!!

Allah hepimizi yaban arılarının şerrinden korusun.. Amin!..


Sevgiler..

17 Şubat 2010 Çarşamba

terlikleri kazanmışıııııııııım :))


okuma sayfasında blog başlıklarına bakarken,sonuçların belli oldugunu görünce öylesine bi bakayım dedim..baktım,ne göreyim? kazananlar listesinin en başında adım yazıyor!! pek sevindim valla,ayrıca heyecanlandım da çünkü bu benim ilk blog aktivitem oldu :)

mailler atıldı..adresler,bilgiler verildi..derken bir gün eve geldim ve hiç aklımda yokken kutuyu karşımda gördüm..hemencik açtım tabiii =) terlikler,istediğim renk çıkmasa da sarı da güzel..ama asıl önemli noktaaaa : ben sevgili Joy'a ayak numaramı bildirmeyi unutmuşum :( dolayısıyla yollanan numara ayagıma olmadı..komşu teyze de "çeyizine koy,koca ayaklı bi görümcen olursa uyuzluguna verirsin ona hehe" dedi :D ama aklımda daha değişik bir fikir var ayağıma uyması için..daha sonra paylaşırım..

şimdi :

bu güzel hediyesi için sevgili JOY'a sonsuz teşekkürler ediyorum..

not1: geç gelen bir teşekkür yazısı oldu fakat ancak ilgilenebildim blog ile..kusura bakmayın :(

not2: fotoğraf kalitesizliği ve "tesekkürler"in eksik yazılan "ü"sü için de kusura bakmayın :(


sevgiler..

16 Şubat 2010 Salı

renk değiştiren ruj!

Eskiden annelerimizin yeşil renkli,sürülünce pembe olan ve çitileyerek zor çıkarılabilen rujları vardı.. Birçoğumuz bebeyken, ağzımızın suyunu akıtarak kendine baktıran ilk kozmetik malzemedir belki de..

Geçenlerde gg'diki güvendiğim satıcılardan biri olan datakan'ın satıştaki ürünlerine bakayım dedim..Beğendiğim başka ürünleri de vardı tabi ama aralarında biri dikkatimi çekti: "renk değiştiren ruj" a-ha! dedim..İlk gözağrım :)) Katıldım hemen açık artırmasına ve çok cuz'i bir fiyata kazandım..

Ürünler geldi..Diğer ürünlerimi (stila jel allıklar) bu yazımda tanıtmıştım.. Ruju denedim..Açıklamasında "mor görünür ama sürünce güzel bir pembelik verir" yazıyordu..Sürdüm,belli olmadı..Birkaç kat daha sürdüm..hafiiif pembe oldu,ama güzel parladı..ohh dedim oturdum yine pc'ye..Az sonra annem bi şey söylemeye odama geldiğinde çığlığı bastı..neden mi? dudaklarımın hali fotoda ayan beyan ortada :/



not1: Çığlık basma nedeni bembeyaz surattaki aşırı pembeliktir..Yoksa rujun tonu güzeldir :)

not2: Fotoğraf makinam bozuktur evet.."makinam geldiiii" postunu yayınlayana kadar da ya eskiden çektiğim ya da abiş'in aklına esince çalışan makinasıyla çektiğim fotoğraflardır..

not3: Dudaklarımın inceliği yüzünden beni dışlamayın :( ehe ehe

sevgiler..

Canlan Ey Cicibebe!!!


Günlerdir sadece blog geziyorum..Çok beğendigim bi hediyeleşme olursa katılıyorum..Hepsi bu..

N'apıyorum ben yaa?!..Niye bu tembellik?..Fotograf makinem haaaaaaalaaaaa serviste olabilir ama istedikten sonra fotograf makinesiz de yapılabilinirrr!! dedim ve başlamaya karar verdim..Tabiiki makinesiz de yapabilirim!! hıhhh!

11 Şubat 2010 Perşembe

by HEH'ten olağanüstü hediyeler!!!

her hediyeleşmeyi klasik blog gezme/okuma seanslarımda keşfettiğim gibi,bu da öyle oldu..ama her hediyeleşmeye de katılmıyorum yani..önce bi blogu inceliyorum,bakayım diyorum yararlı mı, faydalı mı, takip edilebilir mi,eğlenceli mi..kriterlerim var azizim :p

şaka bir yana,sırf hediye çekilişine katılmak için uğranılan blogları sevmiyorum..takip etmeliyim ki içim rahat etsin..

bu sebeple hediye linkine tıklayınca açılan vidyoyu izleyince gördüm ki blog sahibesi bayan cici ötesi bir kişilik..

alt tarafları tam okumadan geçtim başka postlarını incelemeye..ki özellikle videolarını izledim..gerçekten çok yararlı videolar, misal göz makyajında fırça karmaşama son verip,neyi nerde dogru şekilde kullanacagımı ögrendim videoların hepsini izleyerek :))--> buradan <-- ulaşabilirsiniz tüm videolarına..


geleliiiimm hediyelereeee,
nefiss nefisss saymakla bitmez ki sayayım..ben en iyisi bi foto koyayım :) ne mi var bu fotoda?


-Nars multiple set - copacabana, orgasm ve south beach
-Benefit badgal brown mascara
-Victoria's Secret Very Sexy lipgloss
-5 adet NYX ruj
-Maybelline Eyestudio'dan far paleti
-Korres Wild Rose nemlendirici
-Armani Luminous Silk fondoten
-Armani Eyes to Kill mascara
-Armani Light Master primer
-Chanel Eau Verte
-Victoria's Secret Love Spell body mist
-Forever21 tac
-Forever21 kupe
-Forever21 kolye

evet evet abartmadım hepsi var (aksesuarlar hariç) !!!

aklım gitti aklııımmm!!! nars orgasm ve south beach multiple çileğe gelsin ve uygun fiyata alayım diye bekleyen birisi için bu hediyelere Allah'ım nooooolur bana çıksıııııın diye dua etmekten başka ne yapılır ki :))

buyrun linki ve şartları
--> buradaaa <--

ama bana çıksın :p

9 Şubat 2010 Salı

yapılır mı bu bana julio!!! [NARS]


Haftalık kozmetik alışverişimi,biraz önce siparişini verdiğim 1-2 ürünle kapadım derken, çalan telefonum beni önce şaşırttı, sonra sevindirdi, hemen akabinde de üzüntü denizlerinde azgın dalgalara kaptırıverdi..

Efendim telefonun diğer ucundaki ses Bağdat cad. Nars'a uğradığım vakirler benimle ilgilenen, güleryüzlü Yasemin Hanım'a aitti.. Önce şaşırdım.. çünkü daha 1-2 saat kadar önce Meldoşumla orgasm allıktan bahsetmiştik..Dün uğramış, kalmadı demişler, gelince ben para yollayacaktım o da bana alacaktı..

neyse..ilk anda onu hissedip aradılar heralde dedim şaşırdım :p sonra Nars'ın ünlü makyaj uzmanı Julio Sandino'nun cuma günü oraya geleceğini söyleyince sevindim, fırsata bakkk! dedim.. Ama sonra "cuma"nın haftaiçi bir gün olduğunu ve o gün okul dolayısıyla Sakarya'da bulunmam gerektiğini hatırlayınca kahroldum, öldüm, bittim.. Yine de ayarlamaya çalışacağım sanırım.. Hem bütçeyi, hem okulu, hem julio'yu.. Aman allığı.. ahahahajgdjhsagjagdsa..

velhasıl..

aahhh Julio ahhh..

üzüntülü sevgiler..

anne ben düzenli oldum vol1

gün geçtikçe artan kozmetik ürünlerimi yerleştirecek yeterli alan bulamayınca kağıdı kalemi elime alıp,istediğim şekilde bölmeli bir çekmeceli dolap tasarlayıp yaptırmayı düşünürken ikea'da birbirinden yararlı organizerları görünce bu proje aklımdan uçtu gitti ve mevcut çekmecelerime yerleştirmek için çok kullanışlı düzenleyiciler aldım..


bu kaplardan 3 tane alıp en üst çekmeceme yanyana dizdim..her bölmeye,bazen iki bölmeye bir çeşit (allık,far vs) düştü..mis oldu misss..bi ara orayı da fotograflayıp gösteririm artık..tanesi 3TL..


bunlar da şifoniyerimin üzeri için ıvır zıvır kutuları..küçük olana tel tokalarımı attım kolay ulaşayım lazım oldugunda diye..ortancasında ise sık kullandıgım bileklik ve saatim duruyor..en büyüğü oturma odasında anahtar, pil vs kutusu oldu..3lü set fiyatı 14 küsür TL..


bu cici kutular ise fırçalarım için carrefour'dan alındı..odam krem-kahveli mobilyalar üzerine pembe aksesuarlarla döşeli olduğu için pek bi uyumlu oldular..aslında kalemlik diye satılıyordu ama sizce de güzel olmamış mı? tanesi 2tl mi ne,yalan olmasın..

morkelebek'ten cicilerrr!

ayyy ayyy,dün gece netten ödemesini yaptıgım fakat satıcı ile sorunlar yaşadıgım, sinirim bozulan mac allık faciasından sonra,biraz blog okuyayım da aklım dağılsın derken gördüğüm bu postla keyfim yerine geldi =) çok sevgili mor kelebek kadınlar günü hediyeleşmesi düzenlemişşş! pek de iyi etmişşşş! şu güzelliklere bakın arkadaşlar :



katılmak içinse --> buraya <-- tıklamanız yeterli..

benim olmalarını diliyorum fakat herkese bol şanssss =)

Oriflame Deep Glow



Oriflame ailesinden, gençlere yönelik Visions serisinden olan bu ürünle yeni tanıştım sayılır..Daha önceleri hiç renkli nemlendirici denememiştim..Sevebilecek miyim diye sipariş ettigim bu üründen aşırı derecede memnun kaldım..Renk vermesi tam kararında ve nemlendirmesi oldukça iyi..Kokusu ise harika..

Ürünün iki rengi var..Biri skin glow : şeffaf, sadece aydınlatıyor..Diğeri deep glow: çoook hafif bir bronzluk vererek sağlıklı bir görünüm sağlıyor..fotoğraftaki swatck krem ve sürülmüş (alt kısım) hallerini içeriyor..

Ayrıca kullandıkça gördüm ki pudranın ve allığın kalıcılıgını artırıyor..

Bitince yine alır mıyım? alırım..Renkli nemlendirici artık vazgeçilmezim,tabiiki alırım..ama başka markaları da deneyebilirim :)

sevgiler..

stila jel allıklar



kısa süre önce edindiğim bu allıkları henüz günlük hayatta kullanma fırsatı bulamasam da deneme sürüşlerinde benden geçer not aldı..son derece doğal ve güzel duruyorlar.. cherry flush kirazımsı,ama sürünce şeftaliye dönük bi pembe oluyor..pink flush ise koyu bir pembe,koşmuş koşmuş da kızarmışsınız gibi oluyor..kıvamları adı üstünde jel..kalıcılıgı ise en iyi özelliği,zira parmakla sürerken bulaşanlar,çitilemeden çıkmıyor :)

bu arada..foto biraz küçük mü oldu ne =)

sevgiler..

5 Şubat 2010 Cuma

Shewolf'tan muhhhhhteşem hediye seti!


bu hediyeleşmeye katılmamak, shewolfcuumun kullanmaya kıyamadıgı bu cicilerini kazanıp çatlatırcasına kullanmaya adım atmamak için yayınlandıgı günden beri sabrediyorum ama sabır da bir yere kadar değil mi arkadaşlar!! :p baksanıza şu güzelliğe yürek mi dayanır?!

benim olmalı benim olmalı benim olmalı diyorsanız eğer buyrun şartlarını --> buradan <-- öğrenebilirsiniz..

bol şansss (yürekten :p)

4 Şubat 2010 Perşembe

dertleşme vol2

bugün iyi bi gün değil zannımca..
günün ilk saatlerinde okumaya yeni başladığım kitap inanılmaz sıkıcı idi..kitap ile ilgili yorumlarımı buradan görebilirsiniz..

uyudum..uyandım..fotoğraf makinemi sormak için servisi aradım,bi parça bekliyolarmış "daha bikaç gün alır bunun hazır olması" dediler..moralim bozuldu çünkü haftasonu fıstıkla birlikte forum istanbul'daki kocaman akvaryuma gidilecekti..ofistekini de abişler helsinki'ye gidiyor,yanlarına almışlar :( hiç de sevmem başkasından bişi istemeyi ama sanırım mecbur kaldım :..(

fıstıgımın annesi x teyzeye,fıstıgın bendeki yeni avon cicilerini yollıcaktım,resmen pijama üstü mont şeklinde çıkmıştım..çıkmışken bi de pazara gidim de midem yemek görsün dedim..sandviç yemekten içim kurudu da :/ kollarım koptu..

işte böyle pis bi gün..şimdi de,hazırlanıp çarşıya çıkıcam..babiş para yollamış,harcamak lazım :p umarım keyfim yerine gelir :/

Rapunzel'den hediye var!

bu bloga gecen gün rastladım tesadüfen.. dili pek kibar olmasa da :) (!) yazıları dobra,yüreği "insan" rapunzel ablamızın..bütün yazılarını bi çırpıda okuyuverdim..çok görmüş,çok geçirmiş belli..uzun yıllar yurtdışında yaşadığı için (deri ve zührevi hastalıklar uzmanı kendileri) yazım ve imla kuralları hak getire ama,dobralığı gülmekten kırıyor, yerinde tespitleri ise yürekleri burkuyor..

uslubundan hoşlanmayanlar olmuş ötede beride..namusuna dil uzatanlar..burdan kendisine aldırmamasını (ki pek aldırdıgı da yok:) ) kalbi güzel olmayan insanların sözlerine takılmamasını öneriyorum..keşke onun hakkındaki ilk yazım böyle hediye duyurma şeysi olmasaydı ama nasip :)

hediyeleri ise birbirinden değerli..erkek ve bayan kol saatleri!!

buyrun --> burdan yakın <--

klik deyin!!!

yine blog ziyaretleri sırasında karşılaştıgım blogger bir arkadaşım hediye kampanyası başlatmış..bu ara foto ekleyemiyorum ya,sürekli blog geziyorum,kampanyaları görüyorum,çekiniyorum ama dayanamıyorum :$

klikçi arkadaşımız bize cicibici glosslar ve bir far paleti kazanma şansı veriyor..glosslarda gözüm kalmadı dersem ve kampanyasına katılmazsam yalan söylemiş olurum valla :D

buyrun --> bu da linki <--

bol şans..

3 Şubat 2010 Çarşamba

"AŞK" / Elif Şafak

Öğlen vakitlerinden beri durmadan ney sesleri yükseliyor sıcak,loş ışıklı odamın dört bir yanındaki hoparlörlerinden..İnsanı ürperten,türlü hülyalara daldıran büyülü ezgiler..Bu öyle bir his ki,sanırsınız ruhum bedenimden çıkmak için çırpınıp duruyor içerlerde bir yerde..Fakat bedenim ona "dur!" diyor.."dur! vakti gelmedi!" Yanaklarım,içimde oluşan "aşk"tan al al,fakat sırtımda bir noktadan buzdan karıncalar çıkıyor..Fütursuzca yayılıyor, bütün bedenime hücum ediyor, kanımı donduruyorlar..Bedenim uyuşuk..Zihnim uyuşuk..

İşte böyle bir kitap Elif Şafak'ın Aşk'ı..Bir anda maddiyattan sıyrılıp maneviyatla yüzyüze geliyorsunuz..Yok sandığınız,eksikliğini duyduğunuz her şey,içinizden bir bir çıkıp dikiliyor önünüze..Öyle ki apak bir tennureye bürünüp, durmamacasına dönmek istiyor insan..Hayır hayır,okudum,anladım -anlamaya çalıştım- ve artık yolum sufizm'dir demiyorum..Evet,fikirlerini beğenirdim öteden beri,ama kitabın yarattığı duygular başka..Öyle etkileyici ki,rumi'ye döndüm kelimeleri seçip düzgün cümle kuramama konusunda :p

Bu arada "nedir sufi?" diyenler için basit bi tanım yapalım hemen :

Allah yolunda kalbini saflaştıran, bedeni bir kafes olarak gören, cenneti de cehennemi de bu dünyada yaşayan, tüm dinlere hoşgörü ile yaklaşan, arınmış ruhlardan oluşan kişilerdir sufiler.. ("sofu" ile karıştırılmamalıdır..)

Kitap, Şems-i Tebrizi ve Mevalana Celaleddin Rumi'nin dostluğunu,ruhdaşlığını,bağlılığını ve tamamlayıcılığından bahsetmekte..Konu ise adı üstünde : AŞK... İlahi ya da cinsi olarak ayrım yapılmadan anlatılmış.. "bir" olarak.. Olaylar ; Şems, Mevlana, Mevlana'nın ikinci eşi Kerra Hatun, evlatlık kızı Kimya, ilk eşinden oğulları Alaaddin ve Sultan Veled, bir dilencinin,bir sarhoşun,bir fahişenin ağzından kesitlerle anlatılıyor..Olaya farklı bakış açıları ile değişik boyutlar getiriliyor..Bu da insanı "insan" ayrımından uzaklaştırıyor.. Anlatım doğal,dil sade..

Öyle yararlı,öyle faydalı düşünceler var ki kitapta,gönül ister ki hepsini yazayım buraya..Özellikle 40 kural'ı..Kuralsızlığa kural koyan o değerli fikirleri..Ama o zaman bir manası kalmaz..Alın derim ben,okuyun ve bu sihri cicibebe'nin ağzından değil, kendiniz yaşayın..

Bu etkileyici Elif Şafak eseri ile buluşmamı sağlayan sevgili yengem Betty Boop'a ve yengemle buluşmamı sağlayan sevgili abim Bigboss'a sevgi ve teşekkürlerimi sunuyorum..İyi ki varsınız..

Ve teşekkürler Elif Şafak..Eline,diline,kalemine ve yüreğine sağlık..

Sevgiler..

2 Şubat 2010 Salı

Joy, bu cici terlikleri bize veriyorrrrr :)


blogları gezerken gördüğüm,beğendiğim ve biçok yazısını okudugum blogger arkadaşım joy'un bu sevimli yarışmasını görünce,önce biraz çekindim ama ben de katılmaya karar verdim..bu şeker terliklere kim sahip olmak istemez ki?!!

üstelik bu Chochili Ev Terlikleri son derece de kullanışlı ürünler :

*Geri Dönüşüm :Terliklerimiz ,çevreye % 100 duyarlı ve geri dönüşümlüdür.

*Yıkanabilir: Çamaşır makinesinde yıkanabilir,hijyeniktir.

*Hafif: Ayağınızda olduğunu bile farketmezsiniz :)

*Şık: Rengarenk seçenekleriyle çok şeker ve yumuşaklar.

yarışmaya katılmak için --> buraya <-- tıklamanız gerekiyor ;)

bol şanss..