23 Mayıs 2011 Pazartesi

İyi ki Doğdummmm! Gördün mü Kocaman Oldummm! :))


Tam 24 sene önce bugün... Diye başlayan bi konusma yapmicam tabi :)

Ama niyeyse duyguluyum biraz :) yaşlılık hissi sanırım :)

Neyse.. Aklım karışık biraz bu aralar.. Ama bugün keyfimi hiç bisi kaciramayacak :))

Netice itibari ileeeeee;

İYİ Kİ DOĞDUM BEEEEN :))

17 Mayıs 2011 Salı

Mucizevi Ürün : Ayakkabı Vurması Önleyici!!!

Geçen gün çok beğenerek aldığım kırmızı rugan babetlerimi giydim ilk kez.. Tabi her yeni ayakkabı gibi vurdular ayağımın arkasını :(



Daha önce watson's'da görmüştüm bu tarz ayak koruyucu ürünleri ama işe yarar mı diye tereddüt ederek almamıştım.. Baktım acı dayanılacak gibi değil, o kadar yolu dönüp eve gidip ayakkabı değiştirecegime, okuldan çıkıp işe gelirken AVM'ye uğradım.. Ve bu mucizevi minik bantları aldım..



Paketinden çıkarıldıktan sonra arkasındaki kağıdı çıkartarak çıplak ayağımıza yapıştırıyoruz..



Kesinlikle işe yarıyor!!!

O kadar mutlu oldum ki anlatamam! Çünkü evde giyilmeyi bekleyen ama vurdukları için giyilmeyen o kadar çok babet ve ayakkabım var ki!!

Bunun başarısını gördükten sonra ben parmak arası terlik/sandaletler için olanları da aldım.. Havalar düzelsin, dener denemez görüşlerimi yazarım :)

Sevgiler..
:*

10 Mayıs 2011 Salı

Naturköy Kaçamağı

Daha önce şu postumda ayrıntılı anlatmış olduğum Sapanca'daki Natürköy'deydik geçtiğimiz cumartesi..

O posttan sonra sevgili blogger arkadaşım Bayan Papatya her güneşli günde bana Natürköy'ü hatırlattı sağolsun ve nihayet geçen cumartesi birlikte gidebildik :))

Hava şansımıza çok güzeldi.. Can sıkıcı olaylar peşimi bırakmasa da güzel bi gün geçirdik :)


Israrla istenen (!) neffisss bir kahvaltı..


4 bir yanda şarıl şarıl şarıldayan serinletici sular :)


Kovalanan ördekler :))


Keyifle içilen, ah pardon servis ettirilen :p çaylar..

Ve daha bir sürü keyifli anı ile ayrıldık oradan..

Şimdi yeni yerler mi keşfetmeli? Yoksa Natürköy'e bıkana kadar mı gitmeli?

Gelecek postlarda cevabını hep birlikte göreceğiz sanırım :p

Sevgiler..
:*

31 Ocak 2011 Pazartesi

Rulman Çeşitleri :S

Hönk?!

Bi sn!

Bu blogda oje çeşitleri, ruj fotoları, gezi günlükleri paylaşılmıyor muydu yahu? Yanlış mı geldim?!

demeyiniz..

Doğru geldiniz :)

Paylaşınca hafifler yüküm belki diyorum :



Bu kitapta rulmanlar hakkında önemli bilgiler ve ölçülendirmeler var! ÇEşitleri önemli! Bilmek gerek!

İmiş..

Ara verdim, dönüyorum kitapıma :(

Bühüüüüü :'(

Sevgiler...
:*

29 Ocak 2011 Cumartesi

Ellerimin Yeni Hali...



İnanır mısınız? Artık bu halleri beni rahatsız etmiyor..

Çok kısa zamanda alıştım sanırım ama artık bu ellerle fincamı tutup kahvemi yudumlayabiliyorum.. Bi yandan da CNC izliyorum tabi :/

Sevgiler..
:*

22 Ocak 2011 Cumartesi

Carpex Buğu Önleyici


Ben, kışın yolculuk esnasında en çok araba camının buğulanmasından çekerim.. Sevmiyorum klima/fan açık, içerisi hamam, kazakla terle falan ne yapayım :/ Cam aralasam da üşüyorum :/

Koçtaş'tayken bi çiftin elinde görüp sormuştum "işe yarıyor mu" diye.. "valla" dediler, biz bi şişe bitirdik ikinciyi alıyoruz şimdi." Fiyatı da uygun olunca, denemekten ne çıkar diyerek aldım ben de.. İlk uygulamada sanırım beceremedim ama şimdi çok rahatım :)) Arka yan camlara uygulamadıgım için onlar buhar olurken ben önde sefasını sürüyorum anti fog'umun :))

Uygulaması da çok basit, temiz cama içeriden püskürtüyoruz ve kurumasını bekliyoruz :) Bu kadar :))

Eğer siz de benim gibi arabasının camlarından çekenlerdenseniz tavsiye ediyorum :))

Sevgiler..
:*

12 Ocak 2011 Çarşamba

Köpek Savarın Etki Alanları!!!




Piyasada ses dalgaları sistemiyle çalışan kedi/köpek savarlardan haberimiz vardır sanırım.. Normal insanlar duyamıyor fakat hayvanların algılayabileceği düzeyde bir ses yayarak kaçırdığı söyleniyor..

Bu normal..

Anormal olan, bu aleti kuzenime tutup düğmesine basınca duyduğu sesten rahatsız oluyor!!! :D :D :D

Aleti defalarca kendime çevirip düğmesine bastım ama hiçbi şey duyamadım :(

Var mı başına böyle bi şey gelen? :D Yoksa benim cici kuzenim geçmiş hayatında bi kedi miydi :p

Neyse, dayak yemeden yayınlıyorum postu :p

Fikri olan??

Sevgiler..
:*

6 Ocak 2011 Perşembe

Gönlüferah City Hotel - Bursa

Daha önce bahsettiğim gibi, yılbaşı planı yapmadığım için ertesi günü Bursa'da gezip eğlenerek geçirdim..

Mini gezim esnasında da -takip edenler bilir, konaklama konusunda çok titizimdir :) - konaklama için Gönlüferah City Hotel'i seçtim..


Aslında daha butik yerleri tercih ediyorum, ruhu olsun klişesi ile :p Ama bu kez gönlüme göre ruhlu yerler bulamayınca net üzerinden, temiz ve düzenli olsun diyerekten burayı uygun gördüm :)

Hotel, Çekirge meydanından yukarı, Uludağ yoluna çıkarken sağ tarafta kalıyor.. Kocaman bir yapı olduğu için görmemek imkansız.. Girişi muntazam, düzenli ve iç açıcı.. Fotoğraflamayı unutmuşum gerçi..

2 tip oda var diye biliyorum.. Standart ve deluxe.. Ben internet sitelerindeki fotolara bakarak, manzarası olan bir deluxe oda seçtim..


Odanın içi de son derece sade ve şık düzenlenmiş.. Rahatlatıcı bir ışıklandırması var fakat bence gece karanlığında lazım olabileceğini düşünerek bi beyaz ışık da koyulabilirdi..


Ben şahsen sarı veya loş ışıkta hazırlanmayı hiç sevmem ve ışık yüzünden sürekli banyoya gidip gelmekten hoşlanmadım pek..

Oda içinde telefon, plazma tv, klasik her çeşit dolap, kilitli kasa, klima ve minibar var.. Minibar fiyatları her yerde olduğu gibi uçmuş vaziyette..

Pencereden baktığımızda ise Bursa ayaklarımızın altında :)


Gece manzara, ışıklar vesilesiyle daha güzel ve huzurlu görünüyordu ama camın geniş kenarına oturarak izlemekten fotoğraflamayı unutmuşum :)

Banyosu yine tertipli ve hijyenik.. Şampuan, duş jeli, pamuk, hijyenik torba, diş bakım seti vs gibi güzel ayrıntılar düşünülerek hazırlanmış..



Havlu ve bornozlar mis gibi kokuyor ve bembeyaz.. Ama benim için banyo konusundaki en önemli nokta ise : suyun sıcaklığını kısa sürede ayarlayabilmek için mühendislik hesapları yapmaya gerek kalmıyor! Sevdim musluklarını :))

Kahvaltı, ücrete dahil ve açık büfe.. Belli bir saati var ama ne desem yalan olur şimdi :) Çeşit bol ve taze.. Zeytinlerin sap çıkan yerlerinde fazla bekletilmekten tortu birikmemiş! :p Bir kahvaltıda düşünebileceğiniz her şey mevcut..

Çalışanlara gelince, son derece güleryüzlü ve ilgililer.. Saygılılar da..

Fakat keşke odada unutulan kabanımı kargoya verirken, standart boy bir kargo poşetine tıkıştırılmayıp düzgünce katlanıp kutulanarak, geniş geniş gönderilseydi.. Tıkıştırılma diyorum, çünkü L beden ve diz hizasına gelen kaşe bir kabanın, hepimizin bildiği standart bir kargo poşetine sokulması büyük bir başarıdır! Neticede kabanım şu an buharlı ütü için bekliyor :) Her neyse, akılsız başın cezasını kabanlar çekermiş diyerek yazımı noktalıyor, bi daha bi yerde bi şey unutmamayı diliyorum :))

Hoteli tercih edebilirsiniz!

Öneriyorum!

Sevgiler..
:*

20 Aralık 2010 Pazartesi

Yeşil Ev'de Kış


Daha önce şu yazımda bahsettiğim Yeşil Ev'e geçen hafta yine gittim :)

Malumunuz, Koçtaş'ta canım çıkmıştı son zamanlarda ve bu tatil bana bir yenilenme gibi gelecekti.. Geldi de..

Nasıl gelmesin şu güzelliğe bakın!


Gözünüzün alabildiğine bembeyaz bir örtü!! Tabi uzunca zaman bakınca göz yoruluyor beyazlıktan ötürü ama yine de dinlendirici :)

Biz bu kez Neşeli Ev'i seçtik..


Hava dondurucu soğuk olduğu için açıkçası oldukça tereddütlüydüm evlerin ısıtması konusunda ama çok yersiz bir endişeymiş bu gidince anladım! Evde atletle bile terledim! O derece iyi ısıtılıyordu!! Tabi dikkat edilmezse içerisi sıcak dışarısı soğuk, tam hastalığa davetiye çıkarmış olunur.. E peki ben ne yaptım? Sıcacık evi bulan yorgunluktan önünü göremeyen bünye -ki önceki gün Eskişehir Fatihi olmuş, Espark ve 222'yi fethetmiştim.. Koçtaş+Eskişehir yorgunluğu yani- ne yaparsa onu : Bütün gün, karnım acıkana değin uyudum, uyandım, Tv izledim, uyudum, uyandım, film izledim, Bolu'ya yemeğe gittim, alışveriş yaptım, döndüm, uyudum, uyandım, Tv izledim, uyudum... diye süren bir döngü :)))

Yer açısından favori 2. evim Rüya Ev!


Burda kalmak nasip olmadı henüz ama dışarıdan çok beğeniyorum :) Kışın da ayrı bi güzel dimi? Yalnız iyi ki bu gelişimizde müsait değilmiş diyorum çünkü akıllı ben bi gece canlı müziğe inerken topuklu giyme gafletinde bulundum ve müziği duymadan oynamaya başlamışçasına garip hareketler içerisinde inebildim restoranta :)) Bir de o merdivenlerde düşünemiyorum kendimi kar&topuk ikilisiyle :))

Yemekleri yine çok güzeldi!


Fotoğrafta görülen güveçte alabalık ve karşıda birazı görünense etli bişi.. Adını unuttum :) O da güveçte ve lezzetleri enfesss! Her öğünde masaya mutlaka köy tereyağı ve bal getiriliyor.. Ve tabi kızarmış, sıcak ekmek..

Canlı müzik yine şömine başındaydı.. Sıcacık ortama hanımkızımızın şahane sesi pek yakışmıştı :)


Şarkılar da güzeldi ortam da fakat etken faktör yaş mı yoksa mekanın sakinliğine uyum mu bilemeyerek canlı müzik ortamına göre fazla hareketsizdi diyebilirim.. Yani insanlar en azından masalarında el şaklatarak oynayabilirdi :) Öyle olmaz mı genelde sonlara doğru? :)

Evlere giden patikamsı yolların aydınlatmalarına bayıldım! Yolun iki yanına sıralanmış kuru ağaçlara asılan fenerler gecenin karanlığında öyle güzel görünüyor ki anlatamam! Ama akıl edememişim o yolun o halini çekmeyi :/

Ve son olarak da içimi ısıtan başka bir ayrıntı :


Bu ince düşüncesi ve zarif seçimi nedeniyle Duygucum'a burdan bir kez daha teşekkür ederim! Çooook beğendim ben yıldızlı kolyemi! :))

Diğer ince ayrıntıları zaten önceki yazımda belirtmiştim o yüzden tekrarlamıyorum :) Yalnız eğer Yeşil ev için tercihiniz kış ayları ise, mutlaka bir zincir bulundurun arabanızda.. Yoksa bizim gibi Abant yolunu arabayla kızak yapa yapa iner çıkarsınız :p

Ha bir de kesinlikle kar botu!! Yoksa bizim çıtkırıldım çizmelerimizle buı iş olmaz! :)


Sevgiler..
:*

7 Aralık 2010 Salı

Dolap Neşelendirme! :)

İhtiyac doğrultusunda, rahat kullanabileceğim, bol raflı bir dolap tasarımı çizip babama gösterince "anca kurtarır dağınıklığını!" diyerek içime su serpti!!! ve yaptırdı sağolsun :)

Bir önceki dolabımı da, bahsettim mi bilmiyorum ama küçük kuzenim Meryem liseyi Sakarya merkezde kazandı ve bizde kalmaya başladı. O'nun odasına geçirdik.. Stickerlıydı o.. Kedicikler falan vardı.. Şimdi dedim bu da böyle çok sade oldu.. Yani odam genelde sade baya, aksesuarlarım bile kremli kahveliye döndü artık bu Koçtaşa girdiğimden beri nasıl içim kapandıysa!! :D

Dedim cicibebe, olmaz bu böyle, kalk bi hal eyle, dolabına bikaç renkli sticker ekle :p Nasıl yazdım ama 4 sn içinde :p Yine çok sevgili Koçtaş'tan bu stickerları seçtim.. Gözüm yine kedili çiçekli böceklilere gitti ama geldim 8475 yaşına diye daha oturaklı buldugum bu halkaları seçtim :) Sonra renk renk uyum ya da uıyumsuzluguna dikkat ederek dizaynını yaptım :p

İşte sonuç :



Valla ben baya beğendim :) Annem söylendi hiç büyümeyecek miyim diye ama daha vakit var :p


Sevgiler

:*