2 Temmuz 2011 Cumartesi

CLOSED

zormuş...

eski, durmuş bir cep saatinin, sabaha kadar avcunun metal kokmasina aldırmadan sımsıkı tutup tekrar çalısmasını beklemek..

zormuş en neşeli şarkıdan dahi kendine pay çıkarmamak..

teker teker elinden kayan hayal iplerinin ardından bakmak.. dönmelerini isteyip istemediğini de bilememek...

ama zormuş...

her seyi yutup, icinde tutup, iki zıt kutup olarak birlikte hareket etmek ...

zor değil de, zorlamış belki de..

ne kadar, ne zamana kadar bilmiyorum.. belki aci dinene, yaşlar bitene kadar olmam buralarda... belki de paylaşırım, teselli bulurum hic tanımadığım arkadaşlarda...

kimbilir? ben bilmiyorum..

sevgiler...

24 Haziran 2011 Cuma

Sözdü Nişandı Derken Verdik Gittiiiiiii...


Ne zor şeymiş kardeş evlendirmek yahu!

Tamam, iş güç yüzünden hazırlık aşamasında çok yanında olamadım ama esas zorlu kısım son günmüş azizim! :p

Geçen sonbahar şu yazımda nişanlandığını söylediğim Fıstık, geçen haftasonu evlendi!

Son ana kadar benim için her şey şaka gibiydi.. Çocuğuz biz yahu ne evlenmesi? Eğlenmeye gidiyoruz! modundaydım :)

Daha önceden gelin hamamı yapıldığı ve gelin kızımızın da finalleri henüz bittiği için kına gecesi yapmadık.. Ben yine de bi gün önceden giderek ön hazırlıklarına katkıda bulundum fıstığımın..

Esas zorlu maraton düğün günü sabahı başladı tabiiki! Gece erken yatamayan gelin kız (ve zavallı ben :p ) sabah damat beyin heyecandan uyuyamaması üzerine erken uyanmak zorunda kaldı.. Hazırlanılıp kuaföre gidildi..

Gelin kızımız kuaförümüze, makyözünün başarısından dolayı As Hasan Yoldaş olarak karar vermişti.. Açıkçası benim endişelerim duyduğum anda başlamıştı.. Zira Mügemmell Blogunun sahibi Sevgili Müge'nin şu yazısı oldukça yer etmişti beynimde ve şüpheliler listemdeydi Hasan Yoldaş.. Tabi bu endişemi normalin 900 kat üzerinde panik olabilecek arkadaşıma söylemedim :) Ama hep tetikteydim..

Bizi 10:30'da kuaför kapısına diken sevgili Hasan Yoldaş saat 14:00'te gelinimizin saçına başladı o da ayrı gerçi..

Beklemekten gerilen gelin kızı sakinleştirmenin yolu neyse ki çok yakındaydı :



bir bardak kahve :)

Bu sırada makyajlar da tamamlandı.. Serpil Hanım gerçekten işini iyi yapan bir makyöz.. Adını aklıma, kartını cüzdanıma iliştirdim :) Bilmeyen varsa, uzman tv'den makyajlarına bakabilir, sevgili Serpil İkiz..



Uzun ve stresli bir bekleyişin ardından Hasan Bey salonda göründü ve kızımız da biraz olsun rahatladı :)



Korktuğum olmadı, her şey çok güzel gitti, saç da içimize sinince doooğru yollandık gelinlikçiye.. Kuaföre yakın olduğu için orada giyinmeyi tercih etmişti gelin kızımız..



Gelinliğimizi de giyince kusursuz olduk! Cidden yani ennn yakın arkadaşım diye demiyorum, hiçbi kusur bulamadım :) Tütütü maaşallah diyorum Fıstığıma bi kere daha :)



Gelinlik giyilirken bir köşede gelin kızın converselerini gören cicibebe ne yapar? Hüzünlenir.. Ancak o zaman dank eder Fıstığın ciddi ciddi evlenmekte olduğu! Küçükken, taaa lise yıllarımızda, converseler yeni yeni yaygınlaşmaya başladığı dönemlerde kesin bir kararı vardı Fıstık'ın : gelinliğin altına topuklu falan giyemezdi! Kesinlikle beyaz converse giyecekti!!! Kokoş muyuz biz?! Aaaa ne ayıppp! :p





Bütün ayrıntılarımız hazır olunca, Nikah salonuna geçildi.. Önce Maltepe'de kuzuların nikahı kıyıldı, sonra düğüne geçilip göbecikler atıldı :) E tabi cicibebe de bu koşturmacanın ardından eve gelince 3 gün 3 gece yataklara serildi :) Yaa sormayın, o kadar koştur, gelin kızın nazını niyazını çek, damat bey'in stresine ortak ol, terle, klimada serinle, koştur, terle, rüzgar vursun serinle, oyna, tepin, terle, açık hava deniz kenarı serinle... Bünye mi dayanır? Yaz gribi oldum üzerinize afiyet, geçmiyor da günlerdir :(

"Hayır hayır kuzular size vicdan azabı çektirmek için yazmıyorum bunları! Yoo yoo balayınızı suçluluk duygusu içinde geçirmeniz için de yapmıyorum! :p Ayrıca ne işiniz var blogumda :p "

Peki cicibebe nasıldı? Son derece sadeydi..

Onlar erdi muratlarına, biz çıkalım kerevetlerine.. Gökten büssürü elmalar düşsün, hepsi de biz bekarların başlarına :p

Bir ömür boyu mutlu olun canlarım!

Sizi çok seviyorum!..


Not 1: Fotoları bilerek flulaştırdım, zira damatbeyoolumuz kafamı uçurabilir :p
Not 2: Fıstık'ın evleniyor olması değil beni üzeni zira damatbeyoolumuzu da çokkkk severim.. Ama büyümek hüzünlendiriyor insanı :)
Not 3: Ne saç, ne makyaj, düğün sonuna kadar bozulmadı!

Sevgiler..
:*

23 Mayıs 2011 Pazartesi

İyi ki Doğdummmm! Gördün mü Kocaman Oldummm! :))


Tam 24 sene önce bugün... Diye başlayan bi konusma yapmicam tabi :)

Ama niyeyse duyguluyum biraz :) yaşlılık hissi sanırım :)

Neyse.. Aklım karışık biraz bu aralar.. Ama bugün keyfimi hiç bisi kaciramayacak :))

Netice itibari ileeeeee;

İYİ Kİ DOĞDUM BEEEEN :))

17 Mayıs 2011 Salı

Mucizevi Ürün : Ayakkabı Vurması Önleyici!!!

Geçen gün çok beğenerek aldığım kırmızı rugan babetlerimi giydim ilk kez.. Tabi her yeni ayakkabı gibi vurdular ayağımın arkasını :(



Daha önce watson's'da görmüştüm bu tarz ayak koruyucu ürünleri ama işe yarar mı diye tereddüt ederek almamıştım.. Baktım acı dayanılacak gibi değil, o kadar yolu dönüp eve gidip ayakkabı değiştirecegime, okuldan çıkıp işe gelirken AVM'ye uğradım.. Ve bu mucizevi minik bantları aldım..



Paketinden çıkarıldıktan sonra arkasındaki kağıdı çıkartarak çıplak ayağımıza yapıştırıyoruz..



Kesinlikle işe yarıyor!!!

O kadar mutlu oldum ki anlatamam! Çünkü evde giyilmeyi bekleyen ama vurdukları için giyilmeyen o kadar çok babet ve ayakkabım var ki!!

Bunun başarısını gördükten sonra ben parmak arası terlik/sandaletler için olanları da aldım.. Havalar düzelsin, dener denemez görüşlerimi yazarım :)

Sevgiler..
:*

10 Mayıs 2011 Salı

Naturköy Kaçamağı

Daha önce şu postumda ayrıntılı anlatmış olduğum Sapanca'daki Natürköy'deydik geçtiğimiz cumartesi..

O posttan sonra sevgili blogger arkadaşım Bayan Papatya her güneşli günde bana Natürköy'ü hatırlattı sağolsun ve nihayet geçen cumartesi birlikte gidebildik :))

Hava şansımıza çok güzeldi.. Can sıkıcı olaylar peşimi bırakmasa da güzel bi gün geçirdik :)


Israrla istenen (!) neffisss bir kahvaltı..


4 bir yanda şarıl şarıl şarıldayan serinletici sular :)


Kovalanan ördekler :))


Keyifle içilen, ah pardon servis ettirilen :p çaylar..

Ve daha bir sürü keyifli anı ile ayrıldık oradan..

Şimdi yeni yerler mi keşfetmeli? Yoksa Natürköy'e bıkana kadar mı gitmeli?

Gelecek postlarda cevabını hep birlikte göreceğiz sanırım :p

Sevgiler..
:*

31 Ocak 2011 Pazartesi

Rulman Çeşitleri :S

Hönk?!

Bi sn!

Bu blogda oje çeşitleri, ruj fotoları, gezi günlükleri paylaşılmıyor muydu yahu? Yanlış mı geldim?!

demeyiniz..

Doğru geldiniz :)

Paylaşınca hafifler yüküm belki diyorum :



Bu kitapta rulmanlar hakkında önemli bilgiler ve ölçülendirmeler var! ÇEşitleri önemli! Bilmek gerek!

İmiş..

Ara verdim, dönüyorum kitapıma :(

Bühüüüüü :'(

Sevgiler...
:*

29 Ocak 2011 Cumartesi

Ellerimin Yeni Hali...



İnanır mısınız? Artık bu halleri beni rahatsız etmiyor..

Çok kısa zamanda alıştım sanırım ama artık bu ellerle fincamı tutup kahvemi yudumlayabiliyorum.. Bi yandan da CNC izliyorum tabi :/

Sevgiler..
:*

22 Ocak 2011 Cumartesi

Carpex Buğu Önleyici


Ben, kışın yolculuk esnasında en çok araba camının buğulanmasından çekerim.. Sevmiyorum klima/fan açık, içerisi hamam, kazakla terle falan ne yapayım :/ Cam aralasam da üşüyorum :/

Koçtaş'tayken bi çiftin elinde görüp sormuştum "işe yarıyor mu" diye.. "valla" dediler, biz bi şişe bitirdik ikinciyi alıyoruz şimdi." Fiyatı da uygun olunca, denemekten ne çıkar diyerek aldım ben de.. İlk uygulamada sanırım beceremedim ama şimdi çok rahatım :)) Arka yan camlara uygulamadıgım için onlar buhar olurken ben önde sefasını sürüyorum anti fog'umun :))

Uygulaması da çok basit, temiz cama içeriden püskürtüyoruz ve kurumasını bekliyoruz :) Bu kadar :))

Eğer siz de benim gibi arabasının camlarından çekenlerdenseniz tavsiye ediyorum :))

Sevgiler..
:*

12 Ocak 2011 Çarşamba

Köpek Savarın Etki Alanları!!!




Piyasada ses dalgaları sistemiyle çalışan kedi/köpek savarlardan haberimiz vardır sanırım.. Normal insanlar duyamıyor fakat hayvanların algılayabileceği düzeyde bir ses yayarak kaçırdığı söyleniyor..

Bu normal..

Anormal olan, bu aleti kuzenime tutup düğmesine basınca duyduğu sesten rahatsız oluyor!!! :D :D :D

Aleti defalarca kendime çevirip düğmesine bastım ama hiçbi şey duyamadım :(

Var mı başına böyle bi şey gelen? :D Yoksa benim cici kuzenim geçmiş hayatında bi kedi miydi :p

Neyse, dayak yemeden yayınlıyorum postu :p

Fikri olan??

Sevgiler..
:*

6 Ocak 2011 Perşembe

Gönlüferah City Hotel - Bursa

Daha önce bahsettiğim gibi, yılbaşı planı yapmadığım için ertesi günü Bursa'da gezip eğlenerek geçirdim..

Mini gezim esnasında da -takip edenler bilir, konaklama konusunda çok titizimdir :) - konaklama için Gönlüferah City Hotel'i seçtim..


Aslında daha butik yerleri tercih ediyorum, ruhu olsun klişesi ile :p Ama bu kez gönlüme göre ruhlu yerler bulamayınca net üzerinden, temiz ve düzenli olsun diyerekten burayı uygun gördüm :)

Hotel, Çekirge meydanından yukarı, Uludağ yoluna çıkarken sağ tarafta kalıyor.. Kocaman bir yapı olduğu için görmemek imkansız.. Girişi muntazam, düzenli ve iç açıcı.. Fotoğraflamayı unutmuşum gerçi..

2 tip oda var diye biliyorum.. Standart ve deluxe.. Ben internet sitelerindeki fotolara bakarak, manzarası olan bir deluxe oda seçtim..


Odanın içi de son derece sade ve şık düzenlenmiş.. Rahatlatıcı bir ışıklandırması var fakat bence gece karanlığında lazım olabileceğini düşünerek bi beyaz ışık da koyulabilirdi..


Ben şahsen sarı veya loş ışıkta hazırlanmayı hiç sevmem ve ışık yüzünden sürekli banyoya gidip gelmekten hoşlanmadım pek..

Oda içinde telefon, plazma tv, klasik her çeşit dolap, kilitli kasa, klima ve minibar var.. Minibar fiyatları her yerde olduğu gibi uçmuş vaziyette..

Pencereden baktığımızda ise Bursa ayaklarımızın altında :)


Gece manzara, ışıklar vesilesiyle daha güzel ve huzurlu görünüyordu ama camın geniş kenarına oturarak izlemekten fotoğraflamayı unutmuşum :)

Banyosu yine tertipli ve hijyenik.. Şampuan, duş jeli, pamuk, hijyenik torba, diş bakım seti vs gibi güzel ayrıntılar düşünülerek hazırlanmış..



Havlu ve bornozlar mis gibi kokuyor ve bembeyaz.. Ama benim için banyo konusundaki en önemli nokta ise : suyun sıcaklığını kısa sürede ayarlayabilmek için mühendislik hesapları yapmaya gerek kalmıyor! Sevdim musluklarını :))

Kahvaltı, ücrete dahil ve açık büfe.. Belli bir saati var ama ne desem yalan olur şimdi :) Çeşit bol ve taze.. Zeytinlerin sap çıkan yerlerinde fazla bekletilmekten tortu birikmemiş! :p Bir kahvaltıda düşünebileceğiniz her şey mevcut..

Çalışanlara gelince, son derece güleryüzlü ve ilgililer.. Saygılılar da..

Fakat keşke odada unutulan kabanımı kargoya verirken, standart boy bir kargo poşetine tıkıştırılmayıp düzgünce katlanıp kutulanarak, geniş geniş gönderilseydi.. Tıkıştırılma diyorum, çünkü L beden ve diz hizasına gelen kaşe bir kabanın, hepimizin bildiği standart bir kargo poşetine sokulması büyük bir başarıdır! Neticede kabanım şu an buharlı ütü için bekliyor :) Her neyse, akılsız başın cezasını kabanlar çekermiş diyerek yazımı noktalıyor, bi daha bi yerde bi şey unutmamayı diliyorum :))

Hoteli tercih edebilirsiniz!

Öneriyorum!

Sevgiler..
:*