29 Ağustos 2010 Pazar

Ramazan Diyalogları vol1 :)


Malum.. İş gadını oldum olalı blogumu iyiiiiiice boşladım.. Arada sadece sizlerin bloglarına bi göz atıp kaçıyorum hemen ama dün arkadaşlarım arasında geçen bir diyalogu paylaşmadan edemeyeceğim :))

Ya gerçekten başarılılar ya da benim çok boş bi anıma geldi de çok güldüm : ))

Şimdi konu şu.. 2 genç arkadaşımız Ramazan ayında eğlence ve gece hayatına ara vermiş olup, ikisi de özlem çekmektedir.. İçlerindeki bu Özlem bakın onları nasıl bir diyaloga sürüklemiş dün :D

Taygun, Ankaralı ama Sakarya'da okuyan bir arkadaşımızdır.. Eğlenmeyi gezmeyi çok sever ki zaten biçok maceramızda yanımızda olmuştur kendileri :) Yaso zaten bizim Yaso :D Bilmeyenler için yapışık ikizim, telepati kardeşim, ev mutualistim :p Serkut da dış ses olsun :p



Her şey Taygun'un iletisine



Taygun X: sıkıntıdan patlamak ya


yazmasıyla başladı..Bunu gören Yaso duramadı ve yazdı :

o
Yasemin Y : me too..:((

o
Taygun X : nolcak bizim bu halimiz yasemin :///// cok işsizizzz :D

o
Serkut Z : yazamadan edemiycem taygun kafiyene hayran kaldım (Y)

o
Yasemin Y : eet yaa ...:((

nolcak bizim bu halimiz

kaldım buralarda çaresizz
anam arar her gün der sensiziz

böle de geçmez ki gecelerr sizsiz bizsiz eğlencesizz :p:p


o
Serkut Z : taygun seni solladı tebrikler yasemin :Pp :D

o
Yasemin Y : teşekkür ederiiiimmm =))
o
Taygun X :
yasemin sen yanlıs bolm secmişsin canım harcanıyosun valla ama benim kadar olman zor be ;)

Duvarları dovuyoruz sıkıntıdan

Millet koparken Bistrolardan

Oturalim evimizde bizde uslu uslu :/

Ne güzel çığırırdık "evli mutlu çocuklu" .... hahaha

o
Serkut Z : ahahah taygun son noktayı koydu :D

o
Yasemin Y : tabi cnm benm bi iddiaam yok zaten iim gibisinden... ölee yazdık işte bişiler ;)

ama geldi on bir ayın sultanı

Mevlam der ki aç evinde iftarını

boşver sen bistrosunu bellmanını

kaldı 13 gün dökmeye kurtlarını....=))


o
Serkut Z : ooooooooooooo sonu süper kaldı 13 gün kaldı dökmeye kurtları (Y)

o
Taygun X :
serkut olm sende ne provakator cıktın yahu :D Yasemin onunde saygıyla egiliyorum :))))

Sende haklısın tabiii dinlemeli mevlayı

Yoksa goruruz obur tarafta anyayi konyayı obama'yı

Lakin kurtlarmız fazla azdı zorluyor sabrımızın sınırlarını

Özledim ben sizi birde Tekilayı :))))

o
Serkut Z : obaaa :D provakatörllukten degıl gercekten cok başarılısınız takıldım ya :D

o
Yasemin Y :

girdi mi işin içine tekila
olur bnm kafa içmeden şimdi bak bi dünya
gece gece bozmak zorunda kalıoum sınırları zira

şeytana uyup da yapmasak bari bi hata :D:D:D


o
Taygun X : hahahaha sakın haaa aman diyim seni teşvikten gunahın %85,37 sini ben alırım :D:D

o
Yasemin Y :%99.9.....9 u seniin olur bee sorumluluk kabul etmiorum hep senin yüzünden heeeeeeeeeeeeeeeeeeeep=))

o
Taygun X : ne diyim valla o zmn sana afiyet olsun bana da allah affetsin diyim :D:D

o
Yasemin Y : ‎:D:D yok cnm yok merak etme ben seni bölee bii sorumluluk altında bırakmam senn günahların sana yeter zaten bi de bu kat kat girmesin araya şimdi :p dayanmaktan başka çare yok 2 hafta kadarcık daha :'(

o
Taygun X : haha eyv saol :D sabır sabır ^^



Bu da benden olsun madem :

Bilmezdim arkadaşlarımın bu yeteneğini
Taygun saçını tarar, Yaso giymiş eteğini,
Sabredin gençler 1 gün daha geçti gitti ama,
Pek sanmıyorum Yaso'nun dayanabileceğini

:))

Sevgiyle kalın :))


Not: foto, Yaso ben ve Taygun'u içerdiği için konulmuştur.. Diğer (en sağ) arkadaş sevgili Eray'ımız :)

18 Ağustos 2010 Çarşamba

@ kartal koctaşşşş!

Gecenlerde soranlar oldu ya hani kartal'a eğitime ne zaman geliceksin diyeee, geliorum iki gündür :)))

Gelin buyrun dicem de valla cok sicak boğucu berbat bi mağaza yaaa:( Her gün adapazarindan git gel yaptiğim için ben de bi hayli suratsizim açikçasi :p kimseye sebep olmak istemem :p ama yok ben yalniz birakamam seni oralardaaa derseniz,kasadayim,eğitimdeyim rozetim var veee tabiiki önlüğümde "özlem" yaziyo :)

öpüyorum hepinizi :*

kartal koçtaş servisinden, hereke civarindan sevgiler :)))

9 Ağustos 2010 Pazartesi

Leylek-Hava-Görmek


Dedim ya bu sene esti gittim diye, esti geldik akşam Bursa'ya :)

Gece şööööle bi gezindik ama uykusuzluk,karanlik vs derken çok da anlamadik.. Ha pardon, anladik bişi : görmemişin birileri şampiyon olmuş tutmuş bütüüüüün şehri yeşil beyaz yapmiş, heeeeer yere şampiyon şampiyon yazmişşş :p

Geziyoruz işte sabahtan beri... şimdiki durak Mudanya Limani.. Salliyo da olabilirim ama Mudanya'da ve limandayiz işte :))

Keyfim gelip gidiyo geçen postta bahsettiğim sorunlardan ötürü.. Neyse.. Tadini cikarmaya bakayim ben dimi? :)

Hepinizi öpüorum ve Mudanyada olanlarinizi cips+cola'ya davet ediyorummm :p :))

7 Ağustos 2010 Cumartesi

Koçtaş'a Gidiyorum, Evimi Çokkk Seviyoruum Dırırırırıımmm :)


Aslında sevmiyorum bu müziği ben çok da.. Amaaaaa şimdi bi Koç ve Koçtaş personeli oldugum içiiiin seviyo gibi yapmak zorundayım sanırsam :p

Evet, 3 haftam bitti.. 3 haftadır Koçtaş'ta çalışıyorum.. Aslında ben (ve ekibim) Sakarya mağazası için girdim (girdik) fakat mağaza açılışı ertelendiği için ekime kadar İzmit Koçtaş'a git-gel yapıyoruz.. Çalışmak zor gelmiyor da o yol inanın o kadar büyüyor ki gözümde.. Kendim otomobille 20 dk'da gittiğim yolu servisle bir bucuk saatte gitmeye katlanamıyorum! Ama sanırım şimdilik yapacak bişi yok :/

İş güzel, yani güzel derken ben part elemanım ve kasa-müşteri ilişkileri arasında mekik dokuyan zavallı bi emekçiyim :p Ama çalışma ortamı güzel, özellikle Adapazarı ekibimiz çok eğlenceli.. Arkadan konuşmalar olsa da bütün gibi görünüyoruz etrafa karşı, bu güzel bişi tabi :p

Neyse, İzmitli arkadaşlarımdan gelen olursa beklerim, kasalarda 7648979 tane Özlem olsa da elbet bulunurum :p



İşe başlayınca tabi deniz hayatım sona erdi.. Haftasonları çalışmıyorum ama onda da ailemi görmeye git, onu yap, bunu hallet derken denize vaktim olmuyor :( Bu arada ikili ilişkilerde de sorunlar ve şanssızlıklar, kötü tesadüfler, berbatlıklar (böhüüüüüüüü diye başlarmışım :p ) yaşıyorum ama maaşallahlıkmış bünyem, çok güçlüymüşüm meğer bu konularda.. Allah bozmasın :)

Kozmetik tutkum, yaz sıcaklarıyla birlikte tabana vurdu.. Sadece ufak tefek ihtiyacları aldım bu süre zarfında.. ojeler, rujlar, biten kremler vs.. Ama ayakkabı ve gece elbiselerinde patlama yarattım :) Hatta ayakkabı alma isteğim manyaklık boyutlarına ulaştı.. Geçen ay Yaso alınıp henüz giyilmeyen ayakkabıları koridorun 20 adımlık kısmına dizmeye kalkınca ortaya çift sıra boydan boya bir görüntü çıktı!!! Fotoğraflarını zamanla eklerim ama ne zaman olur bilemiyorum.. Fotoğraf makinem hızlı tempo esnasında bi yerlerde unutuldu veya düştü veya çalındı :( İş güçten fırsat bulup da yeni bir tane bakamadım henüz..

Ayh, ne çok konuştum dimi :) ama kaaaaaaaç ayın acısı sanırım çıkacak bundan sonra.. Mazur görünüz efenim :)

Son olarak son günlerde dilimden düşmeyen o malum şarkıyı paylaşmak istiyorum :


"ayda yılda bir olsa da muhakkak ara
azıcık zamanından ayır da
öldün mü kaldın mı diye sor ara sıra
adımı kalbine yaz beni unutma!"

Not: bu, son günlerde takılan şarkı.. Asıl yaz boyu milleti kusturduğum 2 şarkı var ki sormayın :D

1. İzmirli Taylan - Abe kaynana
2. Nancy Ajram - Mogaba

Bunlar da manyaklık derecesinde ama.. Sanırım ben bu yaz her şeyi uç noktalarda yaşadım / yaşıyorum.. Şarkılar diyodum, o boyuta gelmiş ki, evde arabada işte yolda yürürken.. aklınıza gelen herrrr yerde zangır zangır bu şarkılar.. Başıma gelen bikaç olayı da anlatayım hemen :D

1. Güne başlarken ve günün hemen hemen her saati odamda bangır bangır abe kaynana çalmakta, yan apartman da oldukça yakın bize.. Aynı hizada oturan ailenin 5-6 yaşındaki çocugunu, garaj girişinde maç yaparken "abe kaynanaaaaa naptııınnn" diye şarkı söylerken yakaladım :D yemişim beyinlerini demekki yaz başından beri :p

2. Bi haftasonu yazlıkta değişiklik yapıp abimin arabasını alıp çıktık Yaso'yla.. Yol üstünde bi markete uğradık, müziği kapamadan indik cips seçiyoruz.. Yanımızdan geçen 2-3 genç "abe kızlar aynı, müzik aynı, araba değişmiş" gibi bişi söledi! biz şokkk!

3. Bi gece bi mekandan çıktık.. Saat bi hayli geç.. Ben kapıda biraz oyalandım, arabalarına giden ark.larla plan yaptık vs sonra yollandım arabaya.. Ark.larım önden gitmiştiler.. Arabaya yaklaştıkça bi "abe kaynana" melodisi duyuyorum ama "yok canım, kulaklarım beynim bana oyun yapıyo, ne işi var abe kaynananın burda" diye yürüyorum.. Kapılar açık, aracta kimse yok, müzik arabadan çıkıyo.. Arabanın diğer tarafına bi bakarım ki ne göreyim.. 2 araba daha çekmiş kenara -tanımıyoruz ama- inmişler aşağı, oynuyolar hep birlikte yol ortasında :s Ama nasıl bir oynamak!! Sanırsınız herkes bir şopar!! Yoldan gecen arabalar bir duraklayıp, alkış ve oynamalarla eşlik edip devam ediyorlar.. Gülmekten fotograf bile çekemedim o derece düşünün! Abe kaynana kardeşi ilan ettik kendimizi ve kimse birbirinin ismini dahi ögrenmeden bindi arabalarına evlerine devam etti :))

ve daha niceleri.. bu yaz "abe kaynana" yazıydı.. Yaz bitmiş gibi konuşuyorum ama işte şu ramazan beni bu psikolojiye soktu :) Neyse.. bakalım.. bugun cumartesi :) Yarın yeni abe kaynana maceraları ile karşınızda olabilirim :p hazırlıklı olun :p


Öpücüklerrr :)